YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/9352
KARAR NO : 2010/5235
KARAR TARİHİ : 06.07.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2009/235065
MAHKEMESİ :(ÖDEMİŞ) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO 10/03/2009 – 228/40
SUÇ :Adam öldürme
Görevli Jandarma İ. G. görevi yapmasından dolayı öldürmekten sanık A.. A..’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ÖDEMİŞ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/03/2009 gün ve 228/40 sayılı hüküm re’sen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafi tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Ali’nin suçunun sübutu kabul edilmiş, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemede sübuta ve takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
a) Olay günü saat: 02.00-03.00 sıralarında bir kuyumcu dükkanından hırsızlık yapmaya kalkışan sanık Ali ile beraat eden sanıklar Mustafa ve Adnan’ın, polis ekibinin kendilerinden şüphelenmesi üzerine takipten kaçtıkları, bilgi verilmesi üzerine kaçış güzergahındaki yol üzerinde jandarma görevlilerince yapılan yol kontrolü sırasında, aracı kullanan sanık Ali’nin kendi şeridinden çıkarak aniden karşı sol şeride geçtiği ve aracının hızını kesmeyerek yere serili kirpi denilen aleti çekmekle görevli jandarma eri İbrahim’e çarparak olay yerinden uzaklaştığı, jandarma eri İbrahim’in aldığı darbeye bağlı olarak olay yerinde hayatını kaybettiği olayda;
Olay gün ve saatine uygun koşullarda, tanıklar keşif mahallinde hazır edilmek sureti ile uzman bilirkişinin katılımıyla mahallinde tatbiki ve temsili keşif yapılarak; sanığın kullandığı aracın hızı, çarpma noktası, olay yerinde
yeterli aydınlatmanın bulunup bulunmadığı, üzerinde fosforlu giysi bulunduğu belirtilen maktulün sanık tarafından görülüp görülemeyeceği, hususlarının tespitinden sonra sanığın hukuki durumu değerlendirilerek suç niteliğinin tayini yerine, olay saatine uygun olmayan zamanda yapılan keşif ve buna dayanılarak düzenlenen rapor yeterli görülerek eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması;
b) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasında sanığın tekerrüre esas olan cezalarından en ağırı olan Nazilli Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/118 esas, 2007/93 karar sayılı kararı ile verilen 18 ay hapis cezasının esas alınması ile yetinilmesi yerine, infazda karışıklığa neden olacak şekilde ayrıca Afyon 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2003/178 esas, 2005/156 karar sayılı 1349 TL. Erteli Adli Para Cezasının da esas alınması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 06/07/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
06.07.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık A.. A.. müdafi Avukat Salim Kutlutürk’ün yokluğunda 08.07.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.