Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/3313 E. 2010/5844 K. 21.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3313
KARAR NO : 2010/5844
KARAR TARİHİ : 21.09.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/89165
MAHKEMESİ :(Kütahya) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :09/11/2009 gün ve 156/261
SUÇ :Kasten öldürme ve Kasten yaralama

M.. D..’ı kasten öldürmekten sanık M.. B.., M.. I..’yı kasten yaralamaktan adı geçen sanıklar M. B., F.. T.. ve İ.. E..’ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (Kütahya) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/11/2009 gün ve 156/261 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafileri taraflarından istenilmiş, hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1) Kasten insan öldürme ve mağdur M.. I..’yı kasten yaralama suçlarından sanık M. E.’nin cezalandırılmasına ilişkin 09/11/2009 tarihli hükümler, 10/11/2009 tarihli dilekçe ile sanık müdafi tarafından temyiz edilmiş ise de, sanığın 02/08/2010 tarihli dilekçesindeki dosyanın onanmasına ilişkin istemi, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2008 tarih ve 2008/1-9/15 sayılı kararı uyarınca temyizden vazgeçme olarak kabul edildiğinden, adı geçen sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm inceleme dışı bırakılmış, kasten öldürme suçundan kurulan hüküm ise re’sen incelenmiştir.
2) Sanık M.E.nin kasten insan öldürme, sanıklar F. M. ve İsmail’in mağdur M.. I..’yı kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/10/2009 tarih ve 2009/1-134-247 sayılı kararında açıklandığı üzere; bir hüküm, bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye
yansıtılması ve cezanın şahsileştirilmesi gerekirken; savunmalar, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer kanıtlar değerlendirilmeden hüküm kurulmak suretiyle Anayasa’nın 141/3, CMK.nun 34 ve 230.maddelerine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup, sanıklar F.M. ve İsmail müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle kısmen re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin CMUK.nun 321.maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), sanık M. E. hakkında hükmolunan ceza miktarına ve tutuklulukta geçirdiği süreye göre sanığın tahliye isteminin reddine, 21/09/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.