Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/4148 E. 2011/5979 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/4148
KARAR NO : 2011/5979
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/142009
MAHKEMESİ :(KARŞIYAKA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 02/11/2009 – 271/425
SUÇ :Yakın akrabayı öldürme

Annesi Z.. K..’ı öldürmekten sanık L.. K..’ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (KARŞIYAKA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/11/2009 gün ve 271/425 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık L.. K..’ın annesini kasten öldürme suçunun sübutunun kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın kolluk görevlilerine yaptığı açıklamada ve soruşturma aşamasında alınan savunmalarında “alkol bağımlısı olduğunu, olay günü eşinin kendisi aleyhine açtığı boşanma davasının duruşmasına katıldığını, daha sonra bir miktar alarak annesi maktule ile birlikte kaldıkları eve gittiğini, annesinin kendisine oğlum ne bu halin diye sorması üzerine bir anda bunalıma girdiğini, sen de öl ben de öleyim diyerek elleriyle annesinin boğazını sıktığını, ölmediğini görünce telefon şarj aletini boynuna dolayıp boğmaya çalıştığını, kablo kopunca mutfaktan bıçak alarak annesine bıçakla vurduğunu, daha sonra karakola giderek olayı anlattığını, annesi ile aralarında herhangi bir sorun olmadığını ve onu çok sevdiğini, bunalıma girip kendisini kaybetmesi sonucu annesini öldürdüğünü” savunması karşısında; sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığı konusundaki şüphenin giderilmesi amacıyla, sanığın dava dosyası ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edilerek, Gözlem İhtisas Dairesi’nde müşahade altına aldırılması, suçu işlediği tarihte ve halen akli durum ve cezai ehliyeti konusunda 5237 sayılı TCK.nun 32 ve 34 maddeleri kapsamında 4. İhtisas Kurulu’ndan rapor aldırılması, Gözlem İhtisas Dairesi’nin raporu ile 4. İhtisas Kurulu’nun raporları arasında çelişki çıkması halinde, sanığın Adli Tıp Genel Kurulu’na gönderilerek, muayenesi yapıldıktan sonra Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık hakkında kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 17/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.