YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/3599
KARAR NO : 2010/5362
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/07/291113
MAHKEMESİ :(İZMİR) Yedinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :13/06/2007 – 163/212
SUÇ :Kasten öldürme
R.. A..’ı kasten öldürmekten sanıklar H.. S.. ve D.. A.., S.. B..’ı kasten öldürmekten adıgeçen sanık D.. A.. ve izinsiz silah taşımaktan sanık S.. A.. ile adıgeçen sanık D.. A..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, S.. A..’ın S.. B.. ve R.. A..’ı öldürmekten, H.. S..’nın S.. B..’ı öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan beraatlerine ilişkin (İZMİR) Yedinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13/06/2007 gün ve 163/212 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar müdafi ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Katılanın, sanıklar hakkındaki 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümleri temyiz etme yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317 maddesi uyarınca reddine,
2-Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; aynı öldürme suçlarının failleri olup aynı sevk maddeleriyle yargılanan sanıklardan H.. S.. 19/06/2006 günü Emineyt Müdürlüğü’nde alınan ifadesinde ve aşamalardaki beyanlarında “maktuller Davut’a ateş edince sanık Davut da üzerindeki tabancasıyla Sedat’a ateş etti, daha sonra Ramazan elindeki tabancayı bana doğrultunca Davut hemen yanımızda bitiverdi, yaklaşık bir iki metreden Ramazan’a sayısını hatırlayamadığım kadar tabancasıyla ateş etti” şeklindeki beyanları, sanık Salih’in 18/10/2006 tarihli oturumda “olay gecesi saat 02:30-03:00 civarında ağabeyim Davut evimin zilini çaldı, telaşlıydı ve şoktaydı, bana S.. B.. isimli şahıs ile kavga ettiğini, çatışmaya girdiğini ve onları vurduğunu söyledi” şeklindeki beyanları dikkate alındığında, sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğu, bu nedenle aralarında menfaat çatışması bulunan sanıklar Davut, Hasan ve Salih’in ayrı ayrı müdafiler tarafından temsil edilmeleri gerekirken,savunmada zaafiyet oluşturacak şekilde aynı müdafi tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38 ve 5271 sayılı CMK.nun 152 maddesine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup, sanık müdafi ile katılan Mustafa vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, öncelikle bu nedenle hükümlerin tebliğnmedeki düşünce gibi CMUK.nun 321 maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 12/07/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.