Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/3228 E. 2010/5847 K. 21.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3228
KARAR NO : 2010/5847
KARAR TARİHİ : 21.09.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/94201
MAHKEMESİ :(TOKAT) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :07/12/2009 gün ve 254/257
SUÇ :Kasten öldürme

Yağmadan sanıklar M.. K.. ve E.. A..’nın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (TOKAT) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07/12/2009 gün ve 254/257 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafi ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Muaz ve Eyüp’ün nitelikli yağma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, sanık Eyüp yönünden takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Eyüp müdafinin eksik incelemeye, sübuta, lehe yasa hükümlerinin uygulanmadığına vesaireye; sanık Muaz müdafinin sübuta, lehe yasanın tespitinde hata yapıldığına, 5237 sayılı TCK.nun 150/2.maddesinin uygulanması gerektiğine vesaireye; katılan Duran vekilinin sanık Eyüp yönünden takdiri indirim hükmünün uygulanmasının yersizliğine yönelen; katılan Nurdan vekilinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
a) 17/01/2007 tarihli kararın Dairemizin 29/04/2008 tarih ve 8457/3464 sayılı kararı ile lehe yasa karşılaştırması yapılması ve yargılama giderlerinin her bir sanık yönünden ayrı ayrı gösterilmesi; 14/07/2008 tarihli kararın ise Dairemizin 07/07/2009 tarih ve 2401/4306 sayılı kararı ile nitelikli yağma suçu yönünden 5237 sayılı TCK.nun 149.maddesinin “c” bendinin de uygulanması ve yargılama giderlerinin her bir sanık yönünden ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliklerinden bozulduğu, mahkemece de
bozmaya uyulduğu anlaşıldığı halde; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 28/04/2009 gün ve 79/106 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, açıkça onanmayan bir hükmün tüm yönleriyle bozulmuş olduğunun kabulü gerektiği gözetilmeksizin, bozma sonrası öldürme suçları yönünden hüküm kurulmaması,
b) Sanık Muaz hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hüküm yönünden; Dairemizin bozma ilamlarına konu olan 17/01/2007 ve 14/07/2008 tarihli mahkumiyet hükümlerinde, uygulanmasını gerektirir bir neden tespit edilemediği belirtilerek takdiri indirim hükmünün uygulanmadığı ve Dairemizin 29/04/2008 tarihve 8457/3464 sayılı ve 07/07/2009 tarih ve 2401/4306 sayılı bozma ilamlarında bu durumun kabul gördüğünün açıkça belirtildiği anlaşıldığı halde, bozma sonrası kurulan hükümde sanığın duruşma sürecine yansıyan iyi hali gerekçe gösterilerek, bozma kararlarındaki kabulleri etkisiz kılacak ve mahkemenin önceki hükümlerindeki gerekçesiyle çelişecek şekilde takdiri indirim hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 21/09/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.