Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/25787 E. 2014/18899 K. 02.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25787
KARAR NO : 2014/18899
KARAR TARİHİ : 02.07.2014

Tebliğname No : 6 – 2012/41331
MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/10/2008
NUMARASI : 2008/8 (E) ve 2008/1288 (K)
SUÇ : Hırsızlık, Mala Zarar Verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiği Tebligat Kanunu’nun 21.maddesi ile tebligat tarihinde yürürlükte olan mülga Tebligat Tüzüğü’nün 28.maddesinde düzenlenmiştir. Mülga Tüzüğün 28.maddesi gereğince, tebliğ memurunca muhatabın neden adreste bulunmadığı, kısa ya da uzun süreli veya geçici olarak mı adresten ayrıldığı, tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyeceği hususları araştırılarak, araştırma sonucu tebliğ evrakına yazılıp ilgilisine imzalatılmalıdır. Ancak bu şekilde yapılan tebligat işleminin usulüne uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Somut olayda sanığın yokluğunda verilen karar, 7201 Sayılı TK’nın 21.maddesi uyarınca mahalle muhtarına tebliğ edilmiş ise de; tebligat evrakında muhatabın neden adreste bulunmadığı, adresten kısa süreli mi yoksa uzun süreli mi ayrıldığına ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Bu sebepten dolayı 06.03.2009 tarihinde yapılan tebligat işlemi usulüne uygun olmadığından, sanığın hükmü öğrenmesi üzerine 01.12.2011 tarihinde yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Adli sicil kaydından mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-)Katılanın anlatımlarına göre 12.03.2006 günü saat 23:00 ile 13.03.2006 günü saat 06:30 suları aralığında kesin olarak belirlenemeyen bir zaman diliminde suçun işlendiği, olay günü Küçükçekmece İlçesinde güneşin saat 06:16’da doğduğunun anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 6/1-e. maddesi uyarınca gece vakti deyiminden güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresinin anlaşılması gerektiği de gözetilerek, suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin neler olduğu açıklanıp gösterilmeden, sanık hakkında TCK’nın 143.maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza verilmesi,
2-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.01.2014 tarihli ve 2013/2-686 E., 2014/19 K. sayılı kararında belirtildiği gibi mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı tanışır mal olması halinde, ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilmemesi gerektiği, ancak hırsızlık eylemi gerçekleştirilirken suça konu mal dışında bir başka eşyaya zarar verilmiş ise, mala zarar verme suçunun oluşacağı, somut olayda suç konusu araçla ilgili olarak hırsızlık eylemini gerçekleştirebilmek için araçtan bağımsız olan başkaca bir mala zarar verilmesinin sözkonusu olmadığı, bizzat suç konusu olan araç üzerinde meydana gelen bir zararın olduğu, bu durumda sanığın eylemin sadece hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukuki nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek ayrıca mala zarar suçundan da hüküm kurulması,
3-) 5237 Sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının ( c ). bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, sanığın; aynı Yasanın 53/1-c.maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.