Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/10516 E. 2014/11879 K. 17.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10516
KARAR NO : 2014/11879
KARAR TARİHİ : 17.06.2014

MAHKEMESİ : BEYKOZ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2013
NUMARASI : 2005/300-2013/76

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-

Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 242 ada 3 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından Cemile, Nazif karısı Zeynep, Nazif oğlu Faik, Nazif kızı Hatice, Abdi oğlu Ahmet, Abdi oğlu Maşuk, Ali kızı Cemile, Recep kızı Sıdıka, Hasan oğlu Hakkı, Recep kızı Nafia ve Recep kızı Meyliye’ye gaip olmaları nedeniyle Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 8.10.1991 tarihli 1991/346 E. ve 1991/703 K. sayılı kararı ile İstanbul Defterdarının K.. K.. olarak tayin edildiği, anılan kişiler dışında taşınmazda dava dışı paydaşların da bulunduğu, davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir haklarının olmadığı, davalıların yapılanmak suretiyle taşınmazın bir bölümünü işgal ettikleri iddiası ile 01.01.1996 – 31.10.2005 dönemi için 9.869 TL ecrimisil isteğiyle eldeki davanın açıldığı, mahkemece, taşınmazın 220m² lik bölümüne yapılanmak suretiyle davalıların işgal ettiklerinin keşfen saptandığı gerekçesi ile 14.11.2000 – 14.11.2005 dönemi için hesaplatılan ecrimisilin hüküm altına alındığı, hükmün davacı vekili tarafından, zamanaşımı savunması olmadığı halde son 5 yıla ilişkin ecrimisilin hüküm altına alınmış olması nedenine hasren temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten de, davalılar M.. Ç.. ve H.. Ç..’ın zamanaşımı savunmasında bulunmadıkları, diğer davalıların ise davaya cevap vermedikleri gözetilerek talep edilen dönem bakımından hesaplatılan ecrimisilin hüküm altına alınması gerektiği açıktır.
Öte yandan, hükme esas alınan 21.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda ecrimisil hesaplaması, Beykoz 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/295 E. ve 2010/199 K. sayılı başka bir dava dosyasında aynı taşınmaz bakımından payından fazla yer kullanan davalı Şükrü yönünden 2005 yılı için saptanan ecrimisil miktarı dikkate alınarak yapılmış, ancak mahkemece anılan dosya getirtilip hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır.
Hal böyle olunca; talep edilen 01.01.1996 – 31.10.2005 dönemi için ecrimisil hesabı yaptırılması, emsal olarak gösterilen anılan dava dosyasının getirtilip hüküm kurmaya elverişli olup olmadığının incelenmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan yönler itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.