Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/9607 E. 2010/3327 K. 06.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/9607
KARAR NO : 2010/3327
KARAR TARİHİ : 06.05.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/08/185383
MAHKEMESİ :ŞIRNAK Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :27/03/2008-745/98
SUÇ :Kasten adam öldürmeye teşebbüs

H.. G..’i kasten öldürmeye teşebbüsten sanıklar N.. A.. ile A.. A..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (ŞIRNAK) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27/03/2008 gün ve 745/98 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden;
Sanıklar Naif ve Abdulkerim’in müdafiiliğini üstlenen avukatların suçların Abdulkerim tarafından işlenmediğini, sanık Naif tarafından işlendiğini savunmaları ve sanık Naif’in suçu kabullenerek mağdur Hasan’ın kendisine vurması üzerine mağduru bıçakladığını, diğer sanık Abdulkerim’in de suçları kendisinin işlemediğini beyan etmesi karşısında, sanıkların aralarında menfaat çatışması olduğu anlaşıldığı halde, sanıkların başka müdafiiler tarafından savunulmasının sağlanması gerektiği düşünülmeyerek her iki sanığın da aynı müdafiiler ile temsil ettirilerek kamu davasının yürütülüp sonuçlandırılması suretiyle CMK.nun 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddelerine muhalefet edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Usule aykırı ve sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle sanıklar Naif ve Abdulkerim hakkındaki hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, 06/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.