Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/680 E. 2010/4118 K. 03.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/680
KARAR NO : 2010/4118
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/08/253051
MAHKEMESİ : (NEVŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 01/07/2008 – 65/249
SUÇ : Kasten öldürme

N. Y.’ı kasten öldürmeye teşebbüsten, Ş.. Y..’ı da yaralamaktan sanık A.. Ü..’ün yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (NEVŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01/07/2008 gün ve 65/249 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-)Sanık Adem hakkında mağdur Şerife’yi kasten yaralama suçundan tayin olunan adli para cezasının türü ve miktarı nazara alındığında CMUK.nun 305 maddesi uyarınca kesin nitelikte olması nedeniyle, sanık müdafiinin bu suça yönelik temyiz talebinin CMUK.nun 317 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-)Oluşa, dosya kapsamındaki delillere, mahkemenin gerekçesine göre, suçun hukuki nitelemesinde isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki suçun yaralama suçunu oluşturduğu yönündeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
3-)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Adem’in kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, yasal savunmaya, zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa, dosya içerisindeki delillere ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 12/10/2005 tarihli rapor içeriğine göre; karı koca olan mağdurlar Nusret ve Şerife ile yine karı koca olan komşuları Eyüp ve Hacer arasında komşuluk ilişkileri nedeniyle anlaşmazlık olduğu, olay günü tarafların tarlada karşılaştıkları, Şerife’nin Hacer ile Nusret’in de Eyüp ile karşılıklı olarak birbirlerine vurmaya başladıkları, Hacer’in oğlu, Eyüp’ün de üvey oğlu olan sanık Adem’in ise annesi ve üvey babasının dövüldüğünü görünce olaya müdahale ederek elindeki çapa ile mağdur Nusret’in hayati önemi bulunan baş bölgesinden, sol fronto parietalde çökme kırığı ile pnomesafeli, kontüzyon ve kraniektomiye neden olarak, hayati tehlike geçirip, 45 gün iş ve gücünden kalacak şekilde, kolundan ise yumuşak doku lezyonu oluşacak şekilde iki kez vurup öldürmeye teşebbüs ettiği olayda;
a-)Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 35 maddesi uygulamasında, meydana gelen zararın ağırlığı da dikkate alınarak cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerine mağdurun hiç isabet almaması halinde uygulanabilecek olan alt sınırdan ceza tayin edilerek, yazılı şekilde 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılması,
b-)Sanığın mağdur Nusret ve beraberindekilerden kaynaklanan haksız hareketlerin etkisi ile eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 03/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.