YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7338
KARAR NO : 2011/7745
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/249131
MAHKEMESİ :GEBZE Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :08/02/2011- 283/25
SUÇ :Kastla öldürmek
N.. Y..’i olası kastla öldürmekten sanık H.. A..’in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (GEBZE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/02/2011 gün ve 283/25 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin 5237 sayılı TCK.nun 87/4. fikra 1. cümle uyarınca hüküm kurulması gerektiğine, teşdiden ceza tayininin yersizliğine vesaireye, katılanlar vekilinin suç vasfina, haksız tahrik hükmünün uygulanmasının yersizliğine ve ceza miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Bozma öncesi kurulan 31.05.2007 tarihli hükmün, Dairemizin 04.11.2009 tarih ve 394/6639 sayılı kararıyla, ” … olay günü sabahın erken saatlerinde 4 ayrı at arabası ile gelerek sanığa ait fabrikanın bahçesinden hurda demir parçalarını alan ve olay yerinden uzaklaşmaya çalışırlarken yolda aracıyla işyerine gelmekte olan sanıkla karşılaşan maktul ve yanındakileri durdurmak maksadıyla sanığın, havaya, yere ve at arabasının tekerine doğru birden fazla tabancası ile ateş ettiği, yapılan bu atışlarla yerde asfalt zemin üzerinde birbirine 2 metre mesafede iki adet mermi izi oluştuğu, maktulün üzerinde bulunduğu at arabasının sol ön tekerinin patlamış olduğu, sanığın yaptığı atışlar sonucu at arabasının üzerinde bulunan maktulün sağ meme 1 cm. medialinden isabet alarak öldüğü, cesetten forme 2×1,5cm. ebadında şekilsiz levha haline gelmiş kurşun nüve parçası elde edildiği, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun 31.05.2006 tarih ve 1537 sayılı raporunda; cesetten çıkartılan kurşunun fiziksel özellikleri, otopside tarif edilen atipik giriş deliği, vücutta oluşturduğu kaburga kırığı ile izlediği yol ve elbiselerdeki delikler birlikte dikkate alındığında, kişinin ölümüne neden olan ateşli silah kurşununda tespit edilen deformasyonun sert bir zemine, asfalt veya demire çarpma sırasında meydana gelebileceğinin belirtildiği olayda; sanığın at arabasıyla uzaklaşmaya çalışan maktul ve yanındakileri durdurmak maksadıyla havaya, asfalt zemine ve at arabasının tekerlerine doğru ateş ederken, seken mermi çekirdeklerinden birinin maktule isabet ederek onun ölümüne yol açtığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek olası kasıtla öldürme suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,” isabetsizliğinden bozulduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.05.2010 tarih ve 2009/1-249 esas ve 2010/108 karar sayılı kararıyla reddine karar verildiği ve Mahkemece bozmaya uyulduğu, Dairemizin 04.11.2009 tarih ve 394/6639 sayılı bozma ilamında açıklandığı üzere sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 87/4. fıkra 2. cümle uyarınca kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğu ve olayda olası kasıt hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanığın olası kasıt altında hareket ettiğinin kabulüyle 5237 sayılı TCK.nun 21/2 maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 13/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.