YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/8853
KARAR NO : 2010/4245
KARAR TARİHİ : 08.06.2010
TEBLİĞNAME :1-B/09/211566
MAHKEMESİ :(KONYA/EREĞLİ) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :12.03.2009 – 20/68
SUÇ :Yakın Akrabayı Öldürme
Karısı E.. Ö..’i öldürmekten sanık A.T.Ö.’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KONYA/EREĞLİ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.03.2009 gün ve 20/68 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve müdahil vekili taraflarından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın “eşini öldürme” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına; müdahil vekilinin suç vasfına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Sanıkla maktule arasındaki boşanma davasının uzamasının tahrik nedeni sayılamayacağı, sanığın, olay anında maktulenin kendisine karşı “senin donuna kadar her şeyini alacağım” şeklinde sözler söylediğine yönelik savunmasının olayı doğrudan gören tanıklar tarafından doğrulanmadığı, sanığın, ayrıca maktulenin telefonla da tahrik edici sözler söylediğini beyan etmesi karşısında, sanık ve maktule ait telefonların tespiti ile ayrı yaşamaya başladıktan sonra ve olaydan önce sanıkla maktulenin telefonla iletişim kurup kurmadıkları araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken, dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçeyle, yazılı oranda haksız tahrik hükmünün uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile müdahil vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 08.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.