Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/5036 E. 2010/1901 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/5036
KARAR NO : 2010/1901
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/08/21330
MAHKEMESİ :Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :30.10.2007 – 20/284
SUÇ : Karısını öldürmek

Karısı S.. G..’i öldürmekten sanık M.. G..’in yapılan yargılanması sonunda: beraatine ilişkin (HAKKARİ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/10/2007 gün ve 80/284 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi müdahiller vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Eşi Sema’yı kasten öldürme suçundan sanığın beraatine dair verilen hükmün incelenmesinde;
1-)Sanığın savunmalarında; eşi maktulenin elindeki tabancayı (ilk ifadesinde “sağ veya sol elinde”, sonraki ifadelerinde ise “ “sol elinde” olduğunu belirtmiştir.), namlusu kendisine dönük ve göğsüne doğru dayalı vaziyette ters şekilde tuttuğunu, başparmağının tetikte olduğunu, diğer eliyle kurma kolunu sürekli olarak çekip bıraktığını, bunun sonucu olarak yerde 5-6 adet merminin bulunduğunu, ısrarına rağmen silahı bırakmadığını, maktulenin önündeki masaya dirseklerini koymuş ve sandalyeye bir dizini koyarak destek almış halde iken doğrulmak istediği sırada silahın patladığını, silah ateş aldıktan sonra maktulenin “silah patladı, bu silah patladı” diyerek, ilk ifadesinde silahı elinden yere bıraktığını, sonraki ifadesinde ise maktule yere düştüğünde silahın da beraber yere düştüğünü belirtmesi;
2-)Sanık ile aynı lojmanda ve olayın meydana geldiği evin bir alt katında oturan tanık M.Y. anlatımında, gürültü üzerine üst kata çıkıp kapıyı çalarak zile bastığını, kapıyı açan sanığın “Mahmut, eşim kendini vurdu” dediğini, salonda masanın arkasında ve başı balkon kapısına doğru yerde sırtüstü yatar vaziyette maktulenin baygın vaziyette olduğunu gördüğünü belirtmesi;
3-)Olayın meydana geldiği odanın zemininde ve cesede değişik mesafelerde 30/12/2004 tarihli bir nolu krokide yerleri işaretlenen 9 adet 9 mm. Çaplı merminin ele geçirilmiş olması;
4-)Aynı tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı içeriğinde açıklandığı ve iki nolu krokide gösterildiği üzere; olayın gerçekleştiği odada bulunan masa üzerinde ve duvarda olmak üzere iki adet çekirdek izi bulunduğunun ve masa üzerinde bulunduğu belirtilen tabancaya 300 cm mesafede bir adet kısmen deforme olmuş çekirdeğin ele geçirildiğinin belirtilmiş olması karşısında;
Dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek, savunmada belirtildiği şekilde;
a-)Maktulenin başparmağı tetikte, namlusu kendisine dönük ve göğsüne dayalı vaziyette ters şekilde tabancayı tuttuğu sırada, diğer eliyle kurma kolunu seri şekilde çekip çekemeyeceği;
Şayet çekebilir ise, maktulenin olay anındaki bulunduğu yer ve konumu dikkate alınarak, kurma kolunun çekilip bırakılması sırasında silahtan çıkan mermilerin oda içinde bulunduğu yerlere sıçrayıp sıçrayamayacağı;
b-)Maktulenin isabet alıp yaralandıktan sonra bilinçli olarak konuşup konuşamayacağı, savunmada belirtilen sözleri söyleyip söyleyemeyeceği ve elindeki silahı yere bırakıp bırakamayacağı;
c-)Maktulenin önündeki masaya dirseklerini koymuş ve sandalyeye bir dizini koyarak destek almış iken doğrulmak istediği sırada silahın patlaması halinde, yaranın giriş ve çıkış yerleri ile traje ve atış mesafesi dikkate alınarak;
aa-)Otopside belirtilen ateşli silah mermi çekirdeği yarasının oluşup oluşamayacağı;
bb-)İki nolu krokide yerleri işaretlenen masa üzerindeki ve duvardaki çekirdek izlerinin oluşup oluşmayacağı, maktulenin konumu dikkate alınarak vücudundan çıkan mermi çekirdeğinin krokide belirtilen yere sıçrayıp sıçrayamayacağı;
cc-)Maktulenin isabet aldıktan sonra bulunduğu yerden belli bir mesafe uzaklaşıp uzaklaşamayacağı, şayet uzaklaşabilir ise ne kadar uzaklaşabileceği;
Hususlarında rapor alındıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 30/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.