YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/4160
KARAR NO : 2010/4254
KARAR TARİHİ : 08.06.2010
TEBLİĞNAME : 6-B/2006/92049
MAHKEMESİ :(KAYSERİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :16/06/2005 – 405/405
SUÇ :Gasp
Yağma suçundan F.. K.. hakkında verilen hüküm Yargıtay Altıncı Ceza Dairesince onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma yapılmaksızın TCK.nun 149/1, 150/2, 62 (2 kez) maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (KAYSERİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/06/2005 gün ve 405/405 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükümlü F.. K.. hakkında, 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 497/1, 59, 31, 33, 497/1, 59, 31, 33 ve 71.maddeleri uyarınca kurulup Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 29/04/2002 tarihli kararıyla Onanmak suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2.maddesinin ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9.maddesi gereğince yeniden ele alınıp, lehe olan Yasanın belirlenmesi sonucu kurulan hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümlünün lehe hükümlerin uygulanmamasına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
A) Hükümlü hakkında, yağma suçlarından temel cezanın, artırım ve indirim oranlarının ve hücre süresinin belirlenmesi yönlerinden takdir hakkının kullanılması söz konusu olduğundan, duruşmalı inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde duruşmasız karar verilmesi,
B) Denetime imkan vermesi açısından olayla ilgili olduğu anlaşılan ve maktuller K. Ç. ve M. A.’nun öldürülmesi suçlarından açılan ve mahkumiyetle sonuçlanarak Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 21/02/2001 tarihli ilamıyla Onanmasına karar verilen dava dosyasının bu dosya içerisine alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeksizin, öncelikle bu nedenlerle hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA), 08/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.