Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/7105 E. 2011/7019 K. 22.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7105
KARAR NO : 2011/7019
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2011/250645
MAHKEMESİ :(KAYSERİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :07.04.2010-301/132
SUÇ:Kasten öldürmek,kasten yaralamak
ve mala zarar vermek

İ.. K..’i kasten öldürmekten, İ.. K..’i de kasten yaralamaktan ve mala zarar vermekten sanıklar M.. P.. ile F.. P..’un yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, adı geçen F.. P..’un yaralamadan, diğer sanıklar Y.. E.. ve A.. B..’nin tüm suçlardan beraatlerine ilişkin (KAYSERİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.04.2010 gün ve 301/132 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Sanıklar Mehmet ve Fatih’in babaları olan T.P.’un temyiz isteminin yetkisi bulunmadığından,
b) Sanık Fatih müdafiinin; sanık Fatih hakkındaki katılan İbrahim’i öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmünün, gerekçesine yönelik olmadığından, CMUK’nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-) Suçtan zarar gören katılanlar ibrahim, Bekir ve Şaziye K. vekillerinin, sanıklar Y.. E.. ve A.. B.. hakkında adam öldürme ve adam öldürmeye teşebbüs suçlarından açılan davalarla ilgili olarak duruşmada sanıkların cezalandırılması talebinde bulundukları, bu talepleri davaya katılma niteliğinde olduğu halde katılmaları konusunda bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 tarih ve 2010/149-205 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, 5271 sayılı CMK’nun 237/2.maddesi uyarınca, suçtan zarar gören maktülün babası B.. K.., annesi Ş.K. ile kardeşi ve mağdur İ.. K..’in, sanıklar Y.. E.. ve A.. B.. hakkında adam öldürme ve adam öldürmeye teşebbüs suçlarından açılan kamu davalarına katılanları olarak kabullerine karar verilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242, 08/06/2010 gün ve 2010/1-35/140 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden;
a) Aynı olayda aynı mağdur ve maktüle karşı birlikte suç işledikleri iddia olunan sanıklar Mehmet ve Fatih’in arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafii ile,
b) Aynı olayda aynı maktül ve mağdura yönelik birlikte suç işledikleri iddia olunan ve beraat eden sanıklar Y.. E.. ve A.. B..’nin aralarında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu halde, sanıkların ayrı ayrı müdafiileri yerine aynı müdafii tarafından, savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152.maddelerine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup, sanıklar Mehmet ve Fatih müdafii ile müdahiller i. B. ve Şaziye vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat da bulunduğundan, sanık Mehmet’in adam öldürme, yaralama ve mala zarar verme, sanık Fatih’in adam öldürme ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet, adam öldürmeye teşebbüs suçundan verilen beraat kararı ile sanıklar Yunus ve Ali hakkındaki adam öldürme ve adam öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen beraat hükümlerinin diğer yönlerden incelenmeksizin CMUK.nun 321.maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 22/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
22/11/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı M. Ş.’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar F.. P.. ile M.. P.. müdafii Avukat S.K.’nın yokluğunda 24/11/2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.