Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/3845 E. 2010/4376 K. 10.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/3845
KARAR NO : 2010/4376
KARAR TARİHİ : 10.06.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/09/68318
MAHKEMESİ :(MARDİN) İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :23.12.2008 – 739/348
SUÇ :Adam Öldürme

M.. E..’ı tasarlayarak öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık M.. A.., işbu suça yardımdan sanık A.. A..’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (MARDİN) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2008 gün ve 739/348 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Sanık M.S. hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Kanunun 562. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/12 maddesi uyarınca kurulan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, temyizi kabil olmayıp, itiraz yasa yoluna tabi bulunduğundan, mahallince değerlendirme yapılmak üzere temyiz incelemesi dışı bırakılmıştır.
2- Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden;
Sanık M.S. kasten öldürmeye teşebbüs, sanık Abdulkadir’in bu suça yardımdan yargılandıkları, sanıkların müdafiliğini üstlenen avukatın sanık M.S. tarafından eylemin gerçekleştirildiğini, sanık Abdulkadir’in tabancayı diğer sanığa, suçta kullanacağını bilmeden verdiğini, olay sırasında olay yerinde olmadığını savunması ve sanık M.S.’in hazırlık aşamasındaki ifadelerinde ile sorgusunda sanık Abdulkadir’den mağduru vurmak için tabanca istediğini, onun verdiği tabanca ile mağduru vurduğunu, sanık Abdulkadir’in ise diğer sanığın mağduru vuracağını söylemeden tedbir amaçlı silah istemesi üzerine temin edip verdiğini, olay yerinde olmadığını beyan etmeleri karşısında, sanıkların aralarında menfaat çatışması olduğu anlaşıldığı halde, sanıkların ayrı ayrı müdafiler tarafından savunulmasının sağlanması gerektiği düşünülmeyerek tüm sanıkların aynı müdafiler ile temsil ettirilerek kamu davasının yürütülüp sonuçlandırılması suretiyle CMK.nun 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddelerine muhalefet edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Usule aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin sair yönleri incelenmeksizin, öncelikle bu nedenle tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA) 10.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.