Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/7331 E. 2011/7999 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/7331
KARAR NO : 2011/7999
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/311668
MAHKEMESİ :ANTALYA Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :27.05.2008 – 51/241
SUÇ :Kasten öldürmek

B.. A..’i kasten öldürmekten sanık Y.. A..’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ANTALYA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.05.2008 gün ve 51/241 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Yılmaz’ın maktule yönelik öldürme suçunun sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve sanık müdafiinin sübuta, haksız tahrikte indirim oranına vesaireye, Cumhuriyet Savcısının sanığın tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Oluşa, dosya içeriğine ve sanığın aşamalardaki savunmalarına göre; maktulün uyku halinde olduğu ve “beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda” bulunduğu anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 82/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
b) 5320 Sayılı Yasanın 13/1. maddesi gereğince baro tarafından atanan müdafiye ödenen ücretin sanığa yargılama gideri olarak yüklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) TCK.nun 29.maddesi ile yapılan uygulama sırasında, sanığın eşi Melek’in maktulle rızaya dayalı gönül ilişkisi kurmasına bağlı olarak maktulden gelen haksız hareketlerin ulaştığı boyut ve tahrik nedeni olarak mahkemece kabul edilen gerekçe karşısında, Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda asgari düzeyde indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanığa verilen cezanın miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin reddine 19.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.