Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/765 E. 2010/5555 K. 19.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/765
KARAR NO : 2010/5555
KARAR TARİHİ : 19.07.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/07/159413
MAHKEMESİ :(ELAZIĞ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :29/03/2007 -131/166
SUÇ :Kasten öldürme

A. K. kasten öldürmekten sanıklar M.. D.., B.. D.., M.. D.., H.. D.., H.. D.., M.. D.., B.. D.., M.. T.., V.. D.. ile S.. D..’in yapılan yargılanmaları sonunda: beraatlerine ilişkin (ELAZIĞ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/03/2007 gün ve 131/166 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi müdahiller vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1a-)Müdahil H.. K.. vekilinin 29.03.2007 tarihli süre tutum dilekçesinde müvekkilinin ismini A.. K.. olarak yazması maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
b-)Müdahillerin duruşmalı inceleme isteme yetkileri bulunmadığından, müdahil Hanım vekilinin bu konudaki isteminin reddine karar verilmiştir.
2-a)Maktûlün kardeşi olan A. K.,vekili aracılığıyla verdiği 26.05.2004 tarihli dilekçesinde davaya katılma isteminde bulunduğu halde bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi suretiyle CMK.nun 237-238. maddelerine aykırı davranılması,
b-)CMK.nun 230. maddesi uyarınca delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi suretiyle sanıkların eylemlerinin saptanması ve nitelendirilmesi ve ona göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, delillerin sayılması ile yetinilerek, sanık, müdahil ve tanık ifadelerinden hangisine niçin itibar edildiği yada edilmediği denetime imkan verecek şekilde tartışılmadan “toplanan deliller ve dosya kapsamına göre eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğini gösterir derecede sanıkların savunmalarının aksine yeterli, kesin ve inandırıcı delil ve emare elde edilemediğinden” şeklindeki soyut gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-)Kabule göre;
aa-Sanık Mahmut ve kardeşi İbrahim’e ait olay tarihine yakın zamanlarda çekilmiş varsa fotoğrafları da temin edildikten sonra, bizzat huzurda hazır edilip fotoğrafları ve kendileri, olaydan sonra maktûlün cep telefonunu satın alan M. Ş. B. ile cep telefonu satılmak istenen tanıklar A. T. ve M. N. S. gösterilerek, telefonu satan/satmak isteyen kişi olup olmadıklarının tespit edilmeye çalışılması,
bb-Sanıklar Mehmet, Sayim, M. Z. ve Hasan’ın olay günü bulunduklarını iddia ettikleri yerlerin,kullandıkları cep telefonlarının HTS raporlarındaki sinyal alışverişi yaptığı baz istasyonları ile uyumlu olup olmadığının, maktûl Aziz’in öldürüldüğü ve daha sonra ölü olarak bulunduğu yerin hangi baz istasyonu kapsamında kaldığının, sanıkların olay gün ve saatinde bu baz istasyonu kapsama alanında görüşme yapıp yapmadıklarının, olay mahallinde ve sanıkların bulunduklarını iddia ettikleri yerlerdeki baz istasyonlarının olay günündeki konumları ve kapsama alanlarına ilişkin bilgiler ilgili telefon şirketlerinden sorulup, getirtildikten sonra keşif yapılarak tespit edilmesi,
cc-Maktûlün eşi Hanım olay gecesi evlerinde bulunan telefonun iki kez arandığını, açtıklarında ses veren olmadığını ileri sürdüğünden; tüm sanıkların ev, varsa işyeri ve cep telefonu numaraları tespit edilerek, olay gününe ait iletişim tespit tutanakları Telekom ve ilgili şirketlerden getirtilerek, olay günü maktûlün evinin sanıklara ait telefon/telefonlar kullanılarak aranıp aranmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi,
Gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
Usule aykırı ve müdahil Hanım vekili ile şikayetçi Abdulkerim vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanıklar hakkında kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 19/07/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.