YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/8629
KARAR NO : 2010/2368
KARAR TARİHİ : 14.04.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/08/162048
MAHKEMESİ :(KONYA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :27/03/2008 – 355/108
SUÇ :Kasten yaralama
S.. D..’ı kasten yaralamaktan sanık H.. V..’nın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KONYA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27/03/2008 gün ve 355/108 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle:incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-)CMK.nun 43/1-3 cümle, 233/2 ve 235/3 maddeleri uyarınca, duruşmada hazır edilmesi için mahkemece hakkında iki kez zorla getirme kararı verilen mağdurun, tutanağa geçirilmiş beyanında adres olarak gösterdiği otelden ayrıldığı ve adres değişikliğini bildirmediğinin tespit edilmesi üzerine, dinlenmesi yönündeki ara kararından vazgeçilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, mağdurun makul süre araştırılıp hakları hatırlatılarak dinlenmesi ve kanıtlarının sorulması gerektiği yönüyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
2-)Duruşmaları takip etmeyen, aramalara rağmen bulunamayan ve hakkında davaya katılma kararı bulunmayan mağdurun, CMK.nun 237 maddesi uyarınca Yargıtay aşamasında davaya katılma isteğinde bulunulamayacağı da gözetilerek, verilen hükmü temyize yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin CMUK.nun 317 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
3-)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul edilmiş olup, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış olup, sanık müdafiinin meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, teşdiden ceza tayininin yersizliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
A-)Mağdura ait 05/02/2008 tarihli Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan raporda batına isabet eden bıçak darbesinin ileum yaralanmasına neden olduğu belirtilip, diğer yaralanmaların yaşamsal tehlikeye yol açıp açmadığının belirtilmemesi karşısında, mağdura ait tüm tedavi belgeleri ile film ve grafiler dosya ile birlikte Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek, mağdurdaki her bir yaralanmanın ayrı ayrı nitelikleri,büyük damar, sinir ve iç organ yaralanması ile mağdurun yaşamsal tehlike geçirmesine neden olup olmadığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyceği hussularında rapor alınıp incelendikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), CMUK.nun 326 maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 14/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.