Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/5433 E. 2011/6147 K. 19.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5433
KARAR NO : 2011/6147
KARAR TARİHİ : 19.10.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2011/85258
MAHKEMESİ :(İSTANBUL) Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :09/02/2010 – 356/10
SUÇ :Kasten öldürme

R. A. ile T. T. müstakil faili belli olmayacak şekilde öldürmekten, Burçay Kurşulu’yu da aynı şekilde öldürmeye teşebbüsten, sahte kimlik kullanmaktan, izinsiz silah taşımaktan sanık Y.. A.., Kenan İmen’i kasten yaralamaktan sanık S.. E.., İzinsiz silah taşımaktan sanıklar M.. B.. ile T.. K..’nın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, diğer sanık A.. Ö.. hakkında 765 sayılı TCK.nun 102/4.maddesi gereğince açılan kamu davasının zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin (İSTANBUL) Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/02/2010 gün ve 356/10 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Temyiz kapsamına göre, sanıklar Abbas ve Serkan’ın mağdur Kenan’ı kasten yaralamak; sanık Yasin’in maktuller Ramazan ve Toygun’u kasten öldürmek, mağdur Burçay’ı kasten öldürmeye teşebbüs, sahtecilik ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet; sanıklar Tahsin ve Mustafa’nın 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlere hasren yapılan incelemede;
CMK.nun 250.maddesi ile görevli Ağır Ceza Mahkemesinin sanıklar hakkında 4422 sayılı Kanunun 1/1-2.maddesi uyarınca açılan “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak” suçlarından beraat kararı verildiği, diğer suçların örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan olmadığı kabul edildiği halde, özel Ağır Ceza Mahkemesinin yargılama yönteminin kendisine özgü ve belli suçlarla sınırlı olması karşısında, Ceza Genel Kurulu’nun 23/02/2010 gün ve 2009/111-38 sayılı kararında da açıklandığı üzere, dosyanın görevsizlik kararı ile yetkili ve görevli Mahkemeye gönderilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hükümler kurulması,
Usule aykırı, sanıklar Yasin, Mustafa ve Tahsin müdafiileri ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 19/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.