Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/1117 E. 2011/8241 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1117
KARAR NO : 2011/8241
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

TEBLİĞNAME : 3-B/08/265894
MAHKEMESİ :TRABZON İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :05.05.2008 – 15/54
SUÇ :Hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamak

F.. S..’ı hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamaktan sanık S.. B..’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (TRABZON) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.05.2008 gün ve 15/54 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunmaya vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın arkadaşlarıyla eğlenmekte olduğu ortama gelen mağdurun, aralarında daha önceden husumet bulunan sanığa hitaben “ona vuracak biri varsa o da benim” diyerek sanığı tehdit ettikten sonra sanık ve arkadaşlarının yanından ayrıldığı, sanığın bir süre arkadaşlarıyla birlikte oturmaya devam ettiği, ardından yanında bulunan arkadaşlarının ayrılmasıyla tek başına kaldığı, mağdurun, aksi kanıtlamayan sanık savunmalarına göre yeniden olay mahalline gelerek elinde bulunan kırık bira şişesi ile sanığa saldırarak onu yaraladığı, bunun üzerine de sanığın yanında bulunan meyve bıçağı ile mağdura 8 kez vurduğu, mağdurun yere düşmesi üzerine sanığın sonuç aldığı düşüncesiyle eylemine son verdiği olayda;
A) Yara sayısı, hedef alınan vücut bölgesi, kullanılan silahın elverişliliği, mağdurdaki 3 ayrı yaranın ayrı ayrı yaşamsal tehlike oluşturduğu dikkate alındığında sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması yerine suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
B) Haksız tahrik nedeniyle tayin edilen cezadan 1/4 den 3/4 e kadar ceza indirimi öngören TCK’nun 29 maddesi uygulanması sırasında, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız fiil oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak makul bir ceza indirimi yerine yazılı şekilde tayin edilen cezadan 1/4 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 22.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.