YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11138
KARAR NO : 2014/12447
KARAR TARİHİ : 25.06.2014
MAHKEMESİ : GİRESUN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2013
NUMARASI : 2008/380-2013/226
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalının haksız elatmasının keşfen saptandığı gerekçesi ile rapora atıf yapılarak A ve B harfi ile gösterilen toplam 85,33 m2 kısma ilişkin olarak elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, davada istek elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme olduğu halde, sadece elatmanın önlenmesine hükmedildiği, eski hale getirme isteği bakımından olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriği, toplanan deliller ve eksiğin tamamlanması suretiyle getirtilen belgelerden; dava konusu 112 parsel sayılı taşınmazın davacı adına, komşu 113 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına kayıtlı olduğu, davacının, davalının sınırları belirleyen kazıkları sökerek sınırı kendi lehine genişletip taşınmazına tecavüz ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve taşınmazın eski hale getirilmesi isteğiyle eldeki davayı açtığı,yargılama sırasında çekişme konusu parsellerde 3402 sayılı Yasanın 22.maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastro çalışması sonucu 112 parselin 1637 ada 30;113 parselin ise 1637 ada 31 parsel olduğu,mahkemece yapılan 12.06.2009 tarihli keşif sonucu iki kadastro teknisyen bilirkişi tarafından düzenlenen 16.09.2009 tarihli rapora ekli krokide davalı tarafından 113 parsele yapılan binanın davacıya ait 112 parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde kalan B harfi ile gösterilen 15,05 m2 kısmının taşkın olduğu ve A harfi ile gösterilen 88,13 m2’lik kısmın ise davalı tarafından kendi taşınmazına katılmak suretiyle kullanıldığının tespit edildiği;25.03.2013 tarihli keşif sonucu iki harita mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 02.04.2013 tarihli rapora ekli krokide davalı tarafından 113 (yeni 1637 ada 31) parsele yapılan binanın davacıya ait 112 (yeni 1637 ada 30) parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde kalan A harfi ile gösterilen 15,68 m2 kısmının taşkın olduğu ve B harfi ile gösterilen 69,65 m2’lik kısmın ise davalı tarafından tel sınır çekilerek kendi taşınmazına katılmak suretiyle kullanıldığı dolayısıyla davalının, davacının taşınmazına toplam 85,83 m2 tecavüzünün olduğu tespit edildiği, mahkemece anılan raporlar arasındaki çelişki üzerinde durulmaksızın bu raporlardan 02.04.2013 tarihli olana itibar edilerek sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece üç kişilik kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişilerle yerinde yeniden keşif yapılarak çekişme konusu taşınmaza tecavüzlü bölümün duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması,bilirkişi raporlari arasındaki çelişkinin giderilmesi, davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkca gösteren infaza elverişli kroki ve rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken çelişkili raporlardan birine itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, HMK’nun 297/2. maddesine uygun olarak hükümde çekişme konusu taşınmaz için elatmanın önlenmesi kararı verilmesi gerekir iken infazda kuşkuya yol açar biçimde,hiçbir parsel numarası belirtilmeksizin bilirkişi raporuna atıf yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetsizdir.
Davalı vekilinin temyiz itirazı belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.