Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/22739 E. 2014/29300 K. 16.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22739
KARAR NO : 2014/29300
KARAR TARİHİ : 16.10.2014

Tebliğname No : 4 – 2012/283338
MAHKEMESİ : Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/09/2012
NUMARASI : 2011/1571 (E) ve 2012/1275 (K)
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebi bulunan sanık hakkında lehine olarak TCK’nın 51/1 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-İmar kirliliğine neden olma suçunun, aynı suç işleme kararıyla birden fazla tarihte işlenmesi nedeniyle, verilecek cezanın TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1. maddesinin a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık M.. O..’nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden yargılama yapılırken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY: Sanık aleyhine temyiz davası bulunmaması, bozma kararının içeriğine göre yeniden kurulacak hükümde ceza miktarı ile ilgili uygulama yapılamayacak olması ve suç vasfının değişmemesi karşısında TCY’nın 43/1 nci maddesinden sadece uygulamama eleştirisiyle yetinilmesi gerekirken, bu noktadan da bozmaya ilişkin yüksek çoğunluğun (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.