Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/40036 E. 2014/32307 K. 10.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/40036
KARAR NO : 2014/32307
KARAR TARİHİ : 10.11.2014

Tebliğname No : 4 – 2012/241325
MAHKEMESİ : Karaman(Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/05/2012
NUMARASI : 2011/1009 (E) ve 2012/621 (K)
SUÇLAR : Hakaret, yaralama

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Bozma ilamının (1) bolu bendine göre temyiz incelemesine konu edilmeyen katılan R.. K..’e yönelik hakaret eyleminden kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin CMK’nın 309. maddesi gereğince mahallinde kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulması mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın, katılanlara “Allah’ınızı kitabınızı sinkaf ederim” şeklindeki sözlerle hakaret etmesi eyleminin TCK’nın 125/3-c bendinde tanımlanan suçu oluşturduğu, hakaret içeren tek bir sözle katılanların ikisine birden hakaret edilmesi nedeniyle de temel ceza üzerinden TCK’nın 43/2. maddesi ile artırım yapılması gerekirken, anılan Kanunun 125/1. maddesi gereğince iki defa mahkumiyet hükmü kurulması,
2)Sürekli alkol alarak ortak konutta aile bireylerini rahatsız eden sanığın, Karaman Sulh Ceza Mahkemesinin 27.04.2007 tarihinde kesinleşen 10.04.2007 tarih ve 135/122 sayılı ilamı ile eşini kasten yaralama suçundan eski mahkumiyet kararı bulunması, yargılandığı olayda da kızı ve oğluna yönelik tehdit, hakaret ve yaralama suçlarını işlemesi karşısında; aile bireylerine yönelik şiddet eylemlerini alışkanlık haline getirmesi nedeniyle TCK’nın 3 ve 61/1-c-e-g maddelerine göre alt sınırdan uzaklaşılarak kişiliğine uygun bir ceza belirlenmesi gerekirken, alt sınırdan belirlenen cezaların takdir hakkında yanılgıya düşülerek “3 ay süreyle alkollü mekanlara gitmekten yasaklanması” tedbirine çevrilmesi,
3)CMK’nın 234. maddesi gereğince yaşı küçük katılana atanan vekile ödenecek ücretin, 5320 sayılı Kanun’un 13. maddesi gereğince sanıktan yargılama gideri olarak tahsil edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4)Kabule göre de ;
a)TCK’nın 125/1. maddesinin takibinin şikâyete bağlı olması, suç tarihinde katılan H.. K..’in reşit olmaması ve suçun sanığının babası olması nedeniyle CMK’nın 253/1-a,-4 maddeleri gereğince uzlaşma talebinin annesi M.. K..’e teklif edilmesi gerektiği gözetilmeden, katılanın uzlaşmak istemediğine ilişkin beyanına itibar edilerek, yasaya aykırı uzlaşma girişimi ile hüküm kurulması,
b)TCK’nın 50/1-d maddesi gereğince tedbirin süresi, hükmolunan cezanın yarısından ceza miktarının kendisi kadar olması gerekirken, yaralama suçundan verilen 5 ay, hakaret suçundan verilen 2 ay 15 gün hapis cezalarının ayrı ayrı 3 ay süreyle akollü mekanlara gitmekten yasaklanması tedbirine dönüştürülmesi,
Kanuna aykırı ve katılan H.. K.. vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.