YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12681
KARAR NO : 2014/153
KARAR TARİHİ : 08.01.2014
Tebliğname No : 15 – 2011/311133
MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/12/2010
NUMARASI : 2007/1380 Esas, 2010/821 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde emlak şube müdürü olarak görev yaptığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Encümeninince 06/03/1997 tarih ve 344 sayılı kararı ile … Mahallesi sınırları içerisindeki 5780 ada 4 parsel nolu taşınmaz üzerinde gecekondusu bulunan bazı şahıslara tahsisen satış işlemi yapılmasına karar aldığı, taşınmaz üzerinde hissesi bulunan davacıların başvurusu üzerine, Antalya 1. İdare Mahkemesinin 24/06/1999 tarih ve 1997/240 E. – 1999/609 K. sayılı kararı ile tahsis yapılan kişilerin yasal koşulları taşımadığı gerekçesiyle söz konusu encümen kararının iptaline karar verildiği ve bu kararın Danıştay 6. Dairesinin 13/12/2000 tarih ve 1999/5532 E. – 2000/6428 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Belediye Encümeninin 05/04/2001 tarih ve 341 sayılı Kararı ile tahsisin iptalinin uygun bulunduğuna karar vermesi üzerine, Belediye Emlak ve İstimlak Şube Müdürlüğünce gereğinin ifası için 08/08/2001 tarihinde Antalya 3. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı yazıldığı, ilgili kurumca yazılan 05/09/2001 tarihli cevabi yazıda; idare mahkemesi kararlarının ilgili tarafları bağladığı, Tapu Müdürlüğü’nde işlem yapılabilmesi için adli yargıda dava açılması gerektiği ve dava sonucuna göre işlem yapılmasının mümkün olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, sanık tarafından 05/09/2001 – 23/01/2006 tarihleri arasındaki zaman diliminde haksız tahsis işleminin tapuda düzeltilmesini sağlamaya yönelik davanın açılmadığı iddia edilen olayda,
Sanığın, 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 27/3. maddesi uyarınca tapu sicil müdürlüğünün resen işlem yapmasının gerekmesi nedeniyle dava açma konusunda görevinin bulunmadığı yönündeki savunması, Belediyece yapılan başvuru üzerine Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28/11/2007 tarih ve 2006/26 E. – 2007/323 K. sayılı kararı ile dava konusu parsel üzerinde bulunan ve katılanlar adına kayıtlı bölümlerin belediye adına tesciline karar verilmesi ve bu kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 23/10/2008 tarih ve 2008/8797 E. – 2008/10668 K. sayılı kararı ile onanması karşısında, sanığın görevinin kapsamıda gözetilip eyleminin hangi surette görevin gereklerine aykırılık oluşturarak kamunun zararına, kişilerin mağduriyetine ya da haksız bir menfaat sağlanmasına sebep olduğu karar yerinde tartışılmadan yetersiz gerekçe ve eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, CMK’nın 231/6-c maddesinde düzenlenen “giderilmesi gereken zarar” kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, suça konu olayda somut olarak belirlenen herhangi bir zararın bulunmadığı anlaşılmakla, kayden sabıkasız olan sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının b bendinde düzenlenen “kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları” irdelenerek suç işleme eğiliminin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “müştekilerin üzerine halen tescil yapılmamış olduğu ve zararın giderilmemiş olduğu anlaşılmakla şartları bulunmadığından” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.