YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15463
KARAR NO : 2014/32439
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
Tebliğname No : 5 – 2014/50339
MAHKEMESİ : Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/12/2013
NUMARASI : 2013/228 (E) ve 2013/171 (K)
SUÇ : Tefecilik
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, şikayetçi vekilinin katılma talebi konusunda karar verilmemiş ise de, temyiz dilekçesinin kapsamı dikkate alınarak suçtan doğrudan zarar görmesi nedeniyle CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca şikayetçi Hazine’nin davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-5237 sayılı TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun oluşması için, fail tarafından başka birisine kazanç elde etmek amacıyla ödünç para verilmesi gereklidir. Tefeciliğin meslek haline getirilmesi suçun kurucu unsuru olmayıp, bir defa dahi faiz karşılığı ödünç para verme eylemi tefecilik suçunu oluşturacaktır. Tefecilik suçu failin kazanç elde etmek amacıyla bir başkasına ödünç para vermesiyle tamamlanır.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay irdelendiğinde, sanığın zirai ilaç, tohum ve gübre bayiliği yaptığını, dosyada örneği bulunan 10.000 TL bedelli senedi mağdur O.. Y..’e sattığı mal karşılığı aldığını savunması karşısında, sanığın ticari defterleri ve faturaları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, böyle bir mal satışının bulunup bulunmadığının araştırılması, mağdur O.. Y..’in de senet bedeli kadar zirai ilaç, gübre ve tohum almasının sahip olduğu ya da ekip biçtiği tarla miktarına göre hayatın olağan akışına uygun olup olmadığının tespit edilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de, davada kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık A.. Ç.. müdafii ve katılan Hazine vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.