Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2012/14223 E. 2014/478 K. 16.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14223
KARAR NO : 2014/478
KARAR TARİHİ : 16.01.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/76720
MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/10/2010
NUMARASI : 2008/315 Esas, 2010/770 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanmak

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamında, temyiz dilekçesinde adına yer verilen C.A.. isimli bir sanığın bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Suçu 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkileri kullanmalarının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Sanıklar hakkında hükmedilen kısa süreli olmayan erteli hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak kendi altsoyu olmayanlar yönünden uygulanması gereken TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğuna hükümde yer verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.