Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/11373 E. 2014/32574 K. 11.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11373
KARAR NO : 2014/32574
KARAR TARİHİ : 11.11.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/113474
MAHKEMESİ : Çeşme(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/07/2010
NUMARASI : 2009/582 (E) ve 2010/337 (K)
SUÇ : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer; kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Somut olayda alkollü olarak motosiklet kullanan sanığa işlem yapmak isteyen görevli polis memurlarına, sanığın yönelttiği “ben PKK’lı mıyım, terörist miyim, öyle olsam bana böyle davranmazsınız” şeklindeki sözlerin, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba ve incitici bir davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Sonuç cezanın 1 yıl 2 ay 17 gün olması gerekirken, hatalı hesaplama sonucu, 1 yıl 2 ay 19 gün olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık M.. Y..’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.