YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6856
KARAR NO : 2014/32599
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
Tebliğname No : 2 – 2012/44172
MAHKEMESİ : Denizli(Kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/04/2011
NUMARASI : 2010/240 (E) ve 2011/239 (K)
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
A) Sanık N.. T.., Ö.. D.., A.. Ö.. hakkındaki hükümler yönünden;
1- Katılan K.. A..’nin, 09/11/2010 tarihli kovuşturma ve aşamalardaki ifadelerinde, sanıklardan N.. T.. ve Ö.. D..’in, patronun damadı ile kendisinin ilişkisi olduğunu yüzüne söylediklerini, diğer sanık A.. Ö..’in ise bu sözleri, kendisinin gıyabında, başkalarıyla dedikodu yaparak sarfettiğini belirtmesi karşısında, bu sanığın eyleminin, gıyapta hakaret suçunu oluşturduğu ve bu suçun oluşması için sanığın en az üç kişiyle ihtilat etmesi gerektiği yapılan yargılamada tanık olarak beyanları alınan H.. E.. ile S. Ç.’in sanığın kendilerine bu şekilde beyanda bulunduklarını ifade ettikleri, bu haliyle ihtilat unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, sanık A.. Ö..’in, hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ile aynı Kanunun 3. maddesinde yer alan, “eylemin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi” ilkesi çerçevesinde, somut olay irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında, hakkaniyetle bağdaşmayacak biçimde, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza belirlenmesi,
3- Adli sicil kaydına göre sabıkasız olan sanıklar hakkında, yalnızca soyut yasal ifadeler tekrar edilerek, TCK’nın 125/1. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi,
4- Kayden sabıkasız olan sanıkların, tutanaklara olumsuz bir hallerinin yansımadığının anlaşılması karşısında, hapis cezası seçildiğinden, paraya çevrilemez ise de, cezalarının, TCK’nın 50. maddesindeki diğer tedbirlere çevrilmemesine, ertelenmemesine ve CMK’nın 231/5. maddelerinin uygulanmamasına karar verilirken, objektif, dosya içeriği ile uyumlu, fiile ve faile uygun, adil ve makul bir gerekçe gösterilmesi yerine, yasal ibarelerin tekrarı ile yetinilip, olumsuz kanaatin dayanaklarının neler olduğu açıklanmadan “yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılmadığı” biçimindeki soyut gerekçeyle hüküm kurulması,
B) Sanık Y.. Ö.. hakkında kurulan hükmün incelemesine gelince;
1- TCK.’nın 123. maddesinde tanımlanan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun, sırf bir kimsenin huzur ve sükununu bozmak maksadıyla işlenmesi gerektiği, genel ve tamamlayıcı bir suç olması nedeniyle, eylem başka bir suçu oluşturuyorsa bu suçun oluşmayacağı, somut olayda, sanık Y.. Ö..’ün, farklı tarihlerde katılanın cep telefonuna cinsel içerikli mesajlar gönderdiğinin anlaşılması karşısında, eylemlerin, TCK’nın 105/1. ve 43. maddelerine uyduğu gözetilmeden yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanığın TCK’nın 123/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kayden sabıkasız olan sanığın olumsuz bir halinin tutanaklara yansımadığının anlaşılması karşısında, hükmedilen hapis cezasının, TCK’nın 50. maddesindeki diğer tedbirlere çevrilmemesine, ertelenmemesine ve CMK’nın 231/5. maddelerinin uygulanmamasına karar verilirken, objektif, dosya içeriği ile uyumlu, fiile ve faile uygun, adil ve makul bir gerekçe gösterilmesi yerine, yasal ibarelerin tekrarı ile yetinilip, olumsuz kanaatin dayanaklarının neler olduğu açıklanmadan “yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığı” biçimindeki soyut gerekçeyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar N.. T.., Ö.. D.., A.. Ö.. müdafii ve sanık Y.. Ö..’ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.