YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12903
KARAR NO : 2014/671
KARAR TARİHİ : 22.01.2014
Tebliğname No : 5 – 2012/104912
MAHKEMESİ : İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/02/2012
NUMARASI : 2010/381 Esas, 2012/29 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanığın yüzüne karşı 15/02/2012 tarihinde verilen kararın, müdafiince CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 19/03/2012 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla, süresinde yapılmayan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılan vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Avukatlık Kanunun 2. maddesinde yer alan “Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır.” şeklindeki düzenleme karşısında;
İstanbul Barosuna bağlı olarak avukatlık yapan sanığın, vekaletname ile hukuki işlemlerini takip ettiği katılandan aleyhine Beyoğlu 3. İcra Müdürlüğünde devam eden takip dosyasına ödenmek üzere, aldığı 40.000 TL’yi dosyaya yatırmayarak mal edindiği tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen yanılgılı gerekçeyle beraetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.