YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/475
KARAR NO : 2014/863
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
Tebliğname No : 2 – 2011/257184
MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2010
NUMARASI : 2008/756 Esas, 2010/1210 Karar
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
04/06/2008 tarihli olay tutanağında imzası bulunan beş kişiden B.. Ö.., U.. B.. ve A.. A..’nın mağdur sıfatıyla dinlendikleri, diğer iki tutanak tanığının dinlenmesinin yenilik getirmeyeceği anlaşılmakla tebliğnamede yer alan bir nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Başka bir suç işledikleri iddiasıyla ifadeleri alınmak üzere karakola getirilen sanıkların işlemleri devam ederken görevli polis memurlarına yönelik fiili saldırılarında hangi görevi yaptırmamak için nasıl direndikleri gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden ve kamu görevlisini kasten yaralama suçunun mağdur sayısınca oluşup oluşmayacağı tartışılmadan yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Karakolda gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu hususu denetime olanak verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması,
Kabule göre de;
Direnme fiilini birden fazla kamu görevlisine karşı işledikleri anlaşılmasına rağmen sanıklar hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
TCK’nın 62. maddesinde ‘varlığı halinde fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenler’e ilişkin olarak “..geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi..” biçiminde yol gösterici nitelikte sayılan hususlara göre değerlendirme yapılması gerekirken, hangi somut veri ve olgulara dayanıldığı da gösterilmeksizin “..suçun işleniş şekil ve özelliği ile sanığın kişiliği, yarattığı tehlike hali ve anarşik etkisi de gözetilerek..” biçimindeki dosya içeriğine uygun düşmeyen ve yasal olmayan gerekçeyle anılan maddenin uygulanmaması,5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesi uyarınca, birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, kazanılmış hak saklı tutulmak suretiyle hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27/01/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.