YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20659
KARAR NO : 2014/26727
KARAR TARİHİ : 23.09.2014
Tebliğname No : 4 – 2012/275584
MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/05/2012
NUMARASI : 2012/143 (E) ve 2012/730 (K)
SUÇ : İmar kirliliğineneden olma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
3194 sayılı İmar Kanunu’nun binayı tanımlayan 5. maddesi ve imar kirliliğine neden olma suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesi dikkate alındığında, suç olarak kabul edilen eylem, yapı ruhsatiyesi almadan veya ruhsata aykırı olarak “bina” yapmak ya da yaptırmaktır. 3194 sayılı İmar Kanunun 5. maddesinde bina “kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır” şeklinde tanımlanmıştır.
Sanığın, mevcut çatının belirli bir kısmını kapatmaktan ibaret eyleminin, TCK’nın 184/1. maddesinde öngörülen ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturmadığı ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi B.. M..’nün 12.12.2011 tarihli yazısına ve 21.05.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, suça konu yerin Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi uygulama imar planı sınırları içerisinde bulunduğunun belirtilmesi karşısında, sanık hakkında 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunup, kamu davası açılması halinde dosyaların birleştirilerek delillerin bir arada takdiri ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı B.. M.. vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.