YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4545
KARAR NO : 2014/32765
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
Tebliğname No : 2 – 2012/35855
MAHKEMESİ : Kula(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2011
NUMARASI : 2010/351 (E) ve 2011/474 (K)
SUÇ : Hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı üzerindeki hakları olup, bu suçun oluşabilmesi için fiilin, gerçek bir kişinin belirtilen kişilik haklarını rencide edecek şekilde işlenmesi gerekmektedir. Hakaret suçu, Anayasanın 24 ila 30. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9 ve 10. maddelerinde düzenlenen ifade hürriyetinin sınırlarını oluşturmaktadır. Suçu oluşturan eylem bakımından failin ifade hürriyeti, mağdur yönünden ise onur, şeref ve saygınlığı ile din, vicdan ve kanaat hürriyetine ilişkin temel kişilik hakları çatışmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü, sözü edilen karşılıklı hakların dengelenmesini gerektirmektedir. Ancak, ileri sürülen bir düşünceyle bağlantısı bulunmayan, esasında düşünce açıklaması vasfında da görülemeyen sövme niteliğindeki fiillerin ifade özgürlüğünden yararlanamayacağı açıktır.
İncelenen dosyada; sanığın eve geç gelen karısı Hatice’ye sinirlenerek “sen sokaklarda geziyorsun, sen işe mi gidiyorsun ? eve geç geliyorsun, sen karı mısın ? karılık mı yapıyorsun ?” ve kızı Esin’e hitaben de “sen tarikatçı mısın da türban takıyorsun” şeklindeki söylediği kabul edilen sözlerinin eleştiri niteliğinde olması nedeniyle atılı hakaret suçunun öğelerinin oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre ise; sanık hakkında, katılan Hatice’ye karşı hakaret eylemi nedeniyle haksız tahrik hükmü uygulanırken, özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK’nın 129. maddesi yerine 29. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı ve sanık E.. S..’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamaye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.