Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/34917 E. 2014/30435 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/34917
KARAR NO : 2014/30435
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

Tebliğname No : 4 – 2013/228739
MAHKEMESİ : İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2012/584 (E) ve 2013/326 (K)
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinde yapı ruhsatiyesi almadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapmak veya yaptırmak suç olarak düzenlenmiş, bina ise 3194 sayılı Kanun’un 5. maddesinde “kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar” şeklinde tanımlanmıştır. İmar Kanunu’na ya da imara ilişkin diğer yasal düzenlemelere aykırı olan ve ruhsat gerektiren eylemler “bina” yapma niteliğinde olmadığı sürece TCK’nın 184. maddesi kapsamında suç teşkil etmez.
Somut olayda; sanığın, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu kapsamında kalan yerde, mevcut bina üzerindeki çatıyı yükselterek mahal oluşturduğu iddasıyla açılan davada; Belediyenin, encümen kararı gereğince yıkım kararına istinaden 07.08.2012 tarihinde çatı katın yıkılmak suretiyle kullanılamaz hale getirildiği anlaşılmakla;
1-Uzman bilirkişiden rapor alınarak, davaya konu imalatın bina niteliğinde olması durumunda sanığın, TCK’nın 44. maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren TCK’nın 184/1. maddesinde tanımlanan suçtan sorumlu olacağı, TCK’nın 184/5. maddesinin uygulanabilmesi için ise kaçak yapıyı kendisinin yıkması ya da belediyece yıkılmış olması halinde yıkım masraflarını ödemesi gerektiği gözetilerek, belediye tarafından yıkılan kaçak binanın yıkım masraflarını ödeyip ödemediği araştırıldıktan sonra hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile düşme kararı verilmesi,
2-Fikrî içtima, gerçekte birden fazla olarak ortaya çıkan her biri bağımsız suç teşkil eden neticelerde gerçek içtima kurallarının uygulanıp faile toplam cezanın verilmesini engelleyen, sanık yararına kabul edilmiş bir düzenlemedir. Fikrî içtimai oluşturan her suç, diğerinden bağımsızdır ve zamanaşımı, af, şikayetten vazgeçme gibi durumlarda fikri içtima çözülerek, içtimai oluşturan her bir suç diğerinden ayrı değerlendirilir.
Yargılamaya konu olayda, sanığın eylemi hem TCK’nın 184. maddesinde tanımlanan suçu hem de 2960 sayılı Kanunda tanımlanan suçu oluşturduğuna göre, davaya konu imalatın bina niteliğinde olmaması ya da sanığın yıkım masraflarını ödemiş olması durumunda eylemin, içtimaa
dahil diğer suç olan 2960 sayılı Kanun’a aykırılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, TCK’nın 184/5. maddesi gereğince düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan İ.. B.. vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.