Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/2205 E. 2014/4349 K. 17.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2205
KARAR NO : 2014/4349
KARAR TARİHİ : 17.04.2014

Tebliğname No : 5 – 2014/19055
MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/11/2006 (Asıl Karar) – 13/11/2013 (Ek Karar)
NUMARASI : 2006/454 Esas, 2006/717 Karar
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 gün ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere, T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve “başvuru şeklinin” açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, buna göre ilgili kararda ise “başvuru şekli gösterilmeyerek” usul hükümlerine aykırı davranıldığının anlaşılması karşısında, sanık müdafiin temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile usul ve yasaya uygun düşmeyen temyiz talebinin reddine dair 13/11/2013 günlü Ek Kararın kaldırılarak işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde, hatalı yere park ettiği aracı çektirilmek istenen sanığın, aracı çekiciye yüklenmek istendiği sırada buna karşı çıkıp çekicinin kancasını itmek suretiyle şikayetçi araç sürücüsü Tahir’in yaralanmasına neden olduğu olayda, Tekirdağ Şoförler ve Otomobilciler Odasına bağlı olarak görev yapan şikayetçinin kendisine yönelik işlenen bu fiil nedeniyle TCK’nın 6/1-c maddesi kapsamında kamu görevlisi sayılan kişilerden bulunmadığı ve bu itibarla sanığın eyleminin kasten veya taksirle yaralama suçunu oluşturabileceği gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde direnme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK’nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınıp mahkemece her iki suça ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.