Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/15445 E. 2014/31302 K. 31.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15445
KARAR NO : 2014/31302
KARAR TARİHİ : 31.10.2014

Tebliğname No : 5 – 2013/35502
MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2012
NUMARASI : 2012/804 (E) ve 2012/853 (K)
.SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
CMK’nın 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir” şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükümdeki 5 ay hapis cezasının adli para cezasının çevrilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Dosyanın incelenmesinde; sanık hakkında bozma öncesi ilk hükümde 5 ay hapis cezasına hükmolunup bu cezanın TCY’nın 51’nci maddesi gereğince ertelendiği ve bu kararın sadece sanık müdafiince temyiz edildiği; dairemizce, CYY’nın 231’nci maddesinde gerçekleştirilen değişiklik nedeniyle yasa bozması yapıldığı;
geri bırakılmasına karar verildiği; yeni bir suç işlemesi üzerine, incelemekte olduğumuz hükmün verildiği anlaşılmıştır.
Temyiz incelemesine konu son hükümde sanık hakkında TCY’nın 265/1, 62, 50 ve 52/4’ncü maddeleri gereğince sonuç olarak 3000 TL adli para cezası ve taksitlendirme kararı verilmiş, bu kez karar O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından, hakkında CYY’nın 231’nci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle, 231’nci madde uygulanırken TCY’nın 265/1 ve 62’nci maddelerinin uygulanması sonucu hükmolunan sonuç 5 ay hapis cezasının CYY’nın 231/11’nci maddesi gereğince sadece açıklanmasıyla yetinilmesi yerine 3000 TL adli para cezasına çevrilmesi yasaya aykırılıktan temyiz edilmiştir.
İlk hükmün sanık lehine temyiz edilmesi ve ilk hükme konu cezanın ertelenmiş olması karşısında aleyhe bozma yasağı/kazanılmış hak ilkesinin gözetilmesi gerekecektir.
Somut olayımızda, yüksek çoğunluğun bozmaya dayanak olarak gösterdiği CYY’nın 231’nci maddesinin 11’nci fıkrasındaki düzenlemenin birinci cümlesinde önceki hükmün (burada CYY’nın 231’nci maddesi uygulanması sonucu 5 aylık hapis cezasının) aynen açıklanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekmekte ise de; 231’nci madde uygulanmadan önceki sonuç 5 aylık hapis cezasının ertelenmesine ilişkin ilk karar sadece sanık lehine temyiz edilmekle kazanılmış hak oluşturduğundan, temyize konu hükmün, CYY’nın 231’nci maddesinin uygulanmasına ilişkin hükmün açıklanması ile yetinilmeyip, ilk bozma kararındaki kazanılmış hakkın korunması gerektiği noktasından bozma kararı verilmesine de işaret edilmesi gerektiğinden, yüksek çoğunluğun bozma gerekçe ve sonucuna iştirak edilmemiştir.