Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/5868 E. 2014/35647 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5868
KARAR NO : 2014/35647
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/7252
MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) Anadolu 16. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/10/2010
NUMARASI : 2010/58 (E) ve 2010/9 (K)
SUÇ : Tehdit

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, katılana hitaben göndermiş olduğu mektupta yer alan “Beni cezaevine attınız zannetmeyin. Siz aynı zulme uğrayacaksınız. Yarının ne olacağı belli değil. Ben kaybedeceğimi kaybettim. Benim kaybettiklerimi siz de kaybedeceksiniz. Benim, eşimin ve çocuğumun düştüğü seviyeye sizler de düşeceksiniz. Siz bugünleri bekleyin. Zamanı gelecek” şeklindeki ifadelerin kendisinin şikayeti nedeniyle mahkum ettirdiğini iddia ettiği katılana karşı ileride gerçekleşme olasılığı bulunan hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı niteliği taşımadığı, tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; sanığın sabıkasız olduğunun anlaşılması, tehdit suçundan dolayı giderilmesi gereken somut (maddi) bir zararın oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 231/7. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilmeyeceğinin, hapsin paraya çevrilmesinden önce tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık H.. T..’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.