YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15543
KARAR NO : 2014/2857
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
Tebliğname No : 4 – 2010/282517
MAHKEMESİ : Menderes Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2010
NUMARASI : 2006/93 Esas, 2010/556 Karar
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay tarihinde Ankara Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapan müştekinin Menderes İcra Müdürlüğünün 2005/494 talimat sayılı dosyası ile sanığın yetkilisi olduğu şirkete alacaklı vekili sıfatıyla haciz işlemi için geldiği esnada haciz işlemini engellemek isteyen sanığın müşteki avukatı seni süründüreceğim şeklinde tehdit ettiği ve sinkaflı kelimeler kullanarak hakarette bulunduğu iddialarıyla yapılan yargılamada, sanığın olay tarihinde adı geçen şirkette bulunmadığına dair savunması ile soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müşteki ile yapılmış canlı ya da fotoğraflı teşhis işlemi bulunmadığı ve tarafların duruşmada karşı karşıya gelmediği hususları da göz önüne alınarak, öncelikle söz konusu haciz tutanağında otel müdürü olarak imzası bulunan T.. K..ve jandarma olarak imzası bulunan R..A..’ın tanık sıfatıyla mahkemeye celpleri sağlanarak savunmalar doğrultusunda olayla ilgili ayrıntılı beyanlarının alınmasından sonra mahkemece müşteki ve sanık arasında gerekirse olay tanıklarının da katılımıyla usulüne uygun şekilde teşhis işlemi yapılarak, sanığın iddia konusu eylemleri gerçekleştiren kişi olup olmadığı hususu tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik ve yetersiz incelemeye dayalı mahkumiyet kararları verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde mahkemenin ulaştığı sonuçların, savunmanın, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların neler olduğunun, sabit görülen fiilin ve nitelendirilmesinin açık olarak gerekçeye yansıtılmaması suretiyle Anayasanın 141, CMK’nın 34, 230/1-b-c ve 289/1-g maddelerine de aykırı ve gerekçesiz olarak hüküm kurulması,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan 3167 sayılı Yasanın 13/1. maddesine muhalefet suçlarının 20/12/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile suç olmaktan çıkarıldığı, 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesinde düzenlenen suçun da 6273 sayılı Kanunun 3. maddesi ile idari yaptırıma dönüştüğü dikkate alınarak; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, “sanığın kasıtlı suçtan önceki mahkumiyetleri bulunduğundan” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.