Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2012/13733 E. 2014/3008 K. 18.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13733
KARAR NO : 2014/3008
KARAR TARİHİ : 18.03.2014

Tebliğname No : 5 – 2012/84107
MAHKEMESİ : İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/12/2011
NUMARASI : 2010/274 Esas, 2011/418 Karar
SUÇ : İrtikap

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-b maddesi ile TCK’nın 257/3. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; bu tarih itibariyle sanığın eyleminin, anılan Kanunun 87. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 252/2. maddesinde düzenlenen suça dönüştüğü ve bu düzenlemenin de aleyhe olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin aşamalarda iddiaya konu eyleme ilişkin kamera kaydının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu savunmuş olması ve bu konuda hazırlık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporunun söz konusu kaydın nasıl yapıldığına dair herhangi bir tespit içermediğinin anlaşılması karşısında, görüntü ve seslerin kayıtlı olduğu materyalin ilgili birimden getirtilmesinden, üzerinde ne surette elde edildiğine yönelik olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasından ve söz konusu kayda alma eyleminden dolayı A.. K..’nın yargılandığı Şişli 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/466 Esas sayılı dosyasının temini ile incelenmesinden sonra hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suçun 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince sadece bu bentteki hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilebileceği gözetilmeden diğer bentlerde sayılan haklardan da yoksun bırakılması sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.