YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10406
KARAR NO : 2014/3666
KARAR TARİHİ : 02.04.2014
Tebliğname No : 4 – 2011/349159
MAHKEMESİ : Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/07/2011
NUMARASI : 2010/181 Esas, 2011/391 Karar
SUÇ : Suçu bildirmeme, görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Tebliğnamede adlarına yer verilen sanıklar K.. S.. ve F.. S.. hakkında temyiz talebi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık H.. D.. hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde:
TCK’nın 61. maddesi uyarınca söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayın oluş şekli ve süresi, sanığın kişiliği ve suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu göz önüne alınarak temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, aynı Kanunun 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde takdirde hataya düşülerek alt sınırdan belirlenmesi, kira ve İşletme Sözleşmesinin 3. maddesine göre Belediye tarafından görevlendirilecek memur ile makbuz karşılığı aylık tahsil edilecek Belediye payının toplanmasını 2008 yılı Nisan-Ekim döneminde engellemek şeklinde gerçekleşen eylemde zincirleme suç hükümlerinin düzenlendiği TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması ve yüklenen suçun TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlemesine rağmen hakkında 53/5. maddesi gereğince cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık A.. S.. hakkında suçu bildirmeme eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hal Birim sorumlusu olarak görev yapan sanık A.. S..’in idari şartname ile Kira ve İşletme Sözleşmesinin 3. maddesine göre görevlendireceği memur ile makbuz karşılığı aylık tahsil ettirmesi gereken Belediye payının toplanmamasına yol açmak suretiyle H.. D..’ın işlediği görevi kötüye kullanma suçuna fail olarak iştirak ettiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kamu görevlisinin suçu bildirmemesi fiilinden mahkumiyet kararı verilmesi,
TCK’nın 61. maddesi uyarınca söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayın oluş şekli ve süresi, sanığın kişiliği ve suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu göz önüne alınarak temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, aynı Kanunun 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde takdirde hataya düşülerek alt sınırdan belirlenmesi,
Kabule göre de;
Kira ve İşletme Sözleşmesinin 3. maddesine göre Belediye tarafından görevlendirilecek memur ile makbuz karşılığı aylık tahsil edilecek Belediye payının toplanmasının 2008 yılı Nisan-Ekim döneminde engellendiğini bildirmemek şeklinde gerçekleşen eylemde zincirleme suç hükümlerinin düzenlendiği TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Sanığın yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlemesine rağmen hakkında 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık A.. S..’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.