YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/394
KARAR NO : 2014/3685
KARAR TARİHİ : 03.04.2014
Tebliğname No : 5 – 2012/302201
MAHKEMESİ : Amasya Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/10/2011
NUMARASI : 2009/144 Esas, 2011/163 Karar
SUÇ : Zimmet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın aşamalardaki beyanlarında kısmi farklılıklar olmakla birlikte, özü itibariyle mal edinildiği iddia edilen paranın kısmen cami minaresinin yapım işinde kullanıldığının ifade edildiği, sanık tarafından duruşmada 7.000 liradan minare işini yapan tanık Ahmet’e 1.000 lira verdiğini ifade etmesine karşın, tanığın talimatla alınan beyanında sanıktan 3.850 lira aldığını, halen de 11.150 lira alacaklı olduğunu beyan ettiği, Sayıştay emekli uzman denetçisi tarafından düzenlenen raporda dosyadaki evraklara göre görüş bildirildiği, soruşturma sırasında alınan mali müşavirin raporu ile araştırma raporunda 7.000 liranın sanık tarafından nereye, ne şekilde harcandığının bilinmediği, gelir gider defterine işlenmediği, ayrıca karar defterinde bu hususta karar alınmadığının mütalaa edildiği anlaşılmakla; köy gelir gider ve karar defterleri ile makbuzların temini ile dava dosyası ve eklerinin bilirkişiye tevdi edilip öncelikle tanık Ahmet’in beyanında geçen miktarın kayıtlarda olup olmadığının belirlenmesi, suça konu dönemdeki tüm gelir ve giderlerin karşılaştırılması suretiyle sanığın zimmetinde kalan muhtarlık parası bulunup bulunmadığı hususlarında sanık savunması ve tanık beyanlarını da irdeleyecek şekilde rapor alınmasından sonra hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suç tarihi itibariyle günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü nazara alındığında, zimmet miktarı olarak kabul edilen 1.364 TL’nin değerinin az olduğu ve TCK’nın 249/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanması sırasında 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanıldığı ifade edilip, 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklama kararı verilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.