Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2012/14593 E. 2014/4162 K. 14.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14593
KARAR NO : 2014/4162
KARAR TARİHİ : 14.04.2014

Tebliğname No : 4 – 2010/287905
MAHKEMESİ : Çeşme Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/05/2010 Ek Karar, 15/01/2010 Asıl Karar
NUMARASI : 2005/616 Esas, 2010/20 Ek Karar
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının, suçun vasfına yönelik olması karşısında temyiz isteminin reddine dair 26/05/2010 tarihli ek kararının kaldırılmasına, tebliğnamede adına yer verilen H.. K.. yönünden temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmakla incelemenin esastan ve G.. U.., U.. K.., B.. Y.. hakkındaki mahkumiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuklar B.. Y.. ve U.. K.. hakkında yaralama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklara yüklenen görevi yaptırmamak için direnme suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü, üst sınırı ve çocukların yaşları itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-2, 67/4. maddelerinde belirlenen 6 yıl ve 7 yıl 12 aylık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 07/08/2005 ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık G.. U.. hakkındaki yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargılamanın ilk aşamadan itibaren suça sürüklenen çocuklar hakkındaki dava ile birlikte yürütülmesi telafisi mümkün olmayan hata olarak kabul edilmiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay tarihinde kavga ihbarı üzerine olaya müdahale eden polis memurlarının sanık ve suça sürüklenen çocuklar tarafından kesici aletle, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralanmaları biçiminde gerçekleştiği anlaşılan olayda görevi yaptırmamak için direnme suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu, TCK’nın 265/1-3-4, 43/2. maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden dosya kapsamı, oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu eylemin kasten yaralama olarak kabulüyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Duruşmada iddia makamını Cumhuriyet Savcısı O.. T..’in temsil etmesine rağmen, hükmün verildiği kısa kararda ve gerekçeli kararda Cumhuriyet Savcısı Mustafa Baklacı’nın adına yer verilmesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.