Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/7054 E. 2014/33868 K. 24.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7054
KARAR NO : 2014/33868
KARAR TARİHİ : 24.11.2014

Tebliğname No : 4 – 2012/291763
MAHKEMESİ : Edremit(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/02/2012
NUMARASI : 2011/136 (E) ve 2012/205 (K)
SUÇ : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin 1. fıkrasında; Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
2. fıkrasında da; Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır, düzenlemesi yer almaktadır.
Temyiz davasına konu olayda her dört katılana karşı hakaret suçunun bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiğinde kuşku bulunmamaktadır. Zira sanığı hakaret suçunu işlemeye iten sebep, yakalama emrinin infazı için karakola getirildiğinde karakol girişinde müracaat odasında bekletildiği sırada alkollü olması nedeniyle agresif tavırlar sergilemesi üzerine uyarılmasıdır.
Aynı suç işleme kararının varlığı için zincirleme suçu oluşturan eylemlerin aynı kast ile işlenmesi zorunlu değildir. Zincirleme suçu oluşturan eylemler ayrı kasıtla da işlenebilir. Zira aynı suç işleme kararı farklı kasıtları birbirine bağlayan üst bir kavramdır.
Sanığın hareketlerinin önceki hareketlerinin devamı olması ve tüm hareketleri arasında sübjektif bir bağlantının bulunması aynı suç işleme kararının varlığı için yeterlidir.
Burada asıl tartışılacak konu sanığın, her dört katılana yönelik hakaret eylemini birden fazla kişiye tek bir fiille işleyip işlemediği hususudur. Belirleyici kavram da tek fiildir.
Tek fiil, tek hareket anlamına gelmez. Tek fiil içerisinde birden fazla hareket bulunabilir. 765 sayılı Kanun döneminde tek fiille birden fazla kişiye hakaret edilmesi, tehdit edilmesi ayrı ayrı suçları oluşturmakta idi. 5237 sayılı Kanun düzenlemesinde Kanunun 3. maddesindeki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” hükmü de gözetilerek bir kısım suçlar kapsam dışında bırakılmak suretiyle aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek fiille işlenmesi halinde zincirleme suç hükmünün uygulanacağı öngörülmüştür.
5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen tek fiili aynı olay bütünlüğü içindeki birden fazla hareket anlamında yorumlamak gerekmektedir.
Örneğin, sanığın kalabalık bir ortamda bulunanlara hepinizi sinkaf ederim demesi tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenen hakaret suçunu oluşturduğu gibi, kalabalıkta bulunanların isimlerini söyleyerek sinkaf ederim demesi de tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenen hakaret suçunu oluşturacaktır. Mağdurların ayrı ayrı isimlerini söylemesi ayrı ayrı kişilere karşı hakaret suçunu işlediği şeklinde yorumlanamaz.
Temyiz davasına konu olayda da sanık, aynı suç işleme kararı ile önce katılan İ.. M..’ya daha sonra da diğer katılanlar A.. K.., V.. Ç..a ve B.. D..’a hakaret etmiştir. Eylem tek, ancak hareket fazladır. Hakaret suçu araya bir zaman aralığı girmeden aynı sebebe bağlı olarak, aynı olay bütünlüğü içinde birden fazla hareketle birden fazla kişiye karşı tek fiille işlediğinden sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi 2. fıkrası aracılığıyla 1. fıkrasının uygulanması gerekirken katılan sayısınca ceza tayini,
2-Seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, TCK’nın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık M.. D..’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.