Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/11221 E. 2014/33331 K. 18.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11221
KARAR NO : 2014/33331
KARAR TARİHİ : 18.11.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/116217
MAHKEMESİ : Kumluca 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/06/2010
NUMARASI : 2009/81 (E) ve 2010/325 (K)
SUÇ : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
A-Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanığın, kendisi hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34/1 ve 230 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı ya da kanıtların mahkumiyete yeterli olup olmadığı hususundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde kararda gösterilmesi gerekirken bu ilkelere uyulmadan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a)Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer; kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Somut olayda; alkollü olarak araç kullanan sanığın, kimlik soran görevli polis memurlarına yönelttiği “siz beni tanımıyorsunuz da kimlik soruyorsunuz ulan” şeklindeki sözlerin mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba ve incitici bir davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
b)Olayın bağımsız sayılabilecek tek tanığı olan ve sanıkla birlikte karakola getirilen İ.. D.. hakkında, tanık olarak dinlenilmek üzere, hiçbir araştırma ve soruşturma yapılmayarak eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık S.. B..’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.