YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15396
KARAR NO : 2014/2411
KARAR TARİHİ : 06.03.2014
Tebliğname No : 5 – 2012/144497
MAHKEMESİ : Bingöl Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/04/2012
NUMARASI : 2012/29 Esas, 2012/75 Karar
SUÇ : Zimmet, denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık H.. K..’ın hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükmünü temyizde hukuki yararı bulunmadığından, müdafiin temyiz talebinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince reddiyle incelemenin katılan vekili ve sanık İ.. Y.. müdafiinin temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar H.. K.., D.. B.., K.. K.., B.. A.. ve S.. E.. hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davasının düşmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık İ.. Y.. hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihlerinde Kiğı İlçe Özel İdare Müdürü olan sanığın 1998-2003 yıllarında Topraklık ve Çomak köylerinde köy muhtarlığına vekalet etmiş gibi bordro-tahakkuk müzekkereleri düzenleyerek toplam 1.756,16 TL’yi mal edinmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi, iki ayrı eylem kabul edilen fiillerden birinin sona erme tarihinin diğerinin işlenmeye başlandığı tarihe çok yakın olması karşısında zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu ve suçun işlendiği zaman diliminin uzunluğu, zimmete geçirilen para miktarı, kastın yoğunluğu nazara alınarak TCK’nın 3 ve 61. maddeleri gereğince alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşılarak hakkaniyete uygun şekilde temel ceza ve yine zincirleme suça ilişkin arttırım oranı belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı hukuki değerlendirme ile iki ayrı suç kabulüyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 202/1. maddesi uygulanırken zimmet miktarlarının bir misli adli para cezası yerine iki katı para cezalarına hükmedilmesi ve hükmün 2/b. bendinde aynı Yasanın 80. maddesiyle adli para cezasının arttırıldığı izlenimini veren rakama yer verilerek hükmün karıştırılması,
Mahkemece ayrı ayrı zimmet miktarı olarak kabul edilen 188,38 ile 1.502,39 TL’nin suç tarihleri itibari ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerlerinin sırasıyla hafif ve pek hafif olduğu dikkate alınıp sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 219/3. maddesi uyarınca tayin edilen cezalardan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Lehe yasa değerlendirmesi yapılırken, 5237 sayılı TCK uygulamasında resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan ilk değerlendirmede 5237 sayılı TCK’nın 204/2. maddesi yerine 204/1. maddesinin nazara alınması ve aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım uygulandığı esnada 3 yıl 9 ay hapis yerine 3 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek lehe yasa karşılaştırmasında çelişki ve karışıklığa yolaçılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekili temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.