YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/37188
KARAR NO : 2014/34037
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
Tebliğname No : 4 – 2014/304491
MAHKEMESİ : Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/05/2011
NUMARASI : 2011/131 (E) ve 2011/182 (K)
SUÇ : Görevde yetkiyi kötüye kullanma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1) Katılan A. İnş. Tur. Nak. San. Ltd. Şti vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan vekilinin, vekâletnamesindeki yetkiye istinaden şikâyetten vazgeçmesi nedeniyle CMK’nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi uyarınca A. İnş. Tur. Nak. San. Ltd. Şti vekilinin tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2) Sanığın temyiz istemine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında TCK’nın 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmemiş ise de; karşı temyiz olmadığından bozma yapılmamış, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Avukat olan sanığın, vekili olduğu dönemde A. İnş. Tur. Nak. San. Ltd. Şti’nin alacağı için Atabey İcra Müdürlüğünün 2004/58 sayılı dosyası üzerinden icra takibi yaptığı, bilahare 28.07.2005 tarihinde şirket tarafından azledildiği ve azilnamenin 01.08.2005 günü tebliğ edildiği, ancak sanığın, borçlu H.. Ö..’den azilden sonra 15.09.2005 tarihinde bürosunda haricen 4000 Euro tahsil ettiği halde parayı müvekkiline vermeyerek uhdesinde tuttuğu iddiasıyla dava açılmıştır. Sanık; müvekkili olan şirket adına takiplerini yaptığı 2004/1481, 2004/1479, 2004/2425, 2004/2426, 2004/58 sayılı dosyalarından vekalet ücreti alacağını olduğunu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 166. maddesi gereğince hapis hakkına dayanarak parayı müvekkiline vermediğini savunmuştur.
Sanığın, vekâlet ilişkisinin bulunduğu dönemlerde müvekkili tarafından verilen veya onun namına tahsil ettiği ve bu nedenle uhdesinde tuttuğu para, mal ve diğer kıymetleri, alacağı nispetinde elinde tutabilmesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 166/1. maddesinde düzenlenen “hapis hakkını” bu suretle kullanması mümkün ise de, vekâlet ilişkisinin sona ermesinden sonra müvekkili nam ve hesabına para kabul ve tahsil etmeye yetkili bulunmaması karşısında, bu para üzerinde hapis hakkını kullanması mümkün değildir. Bu itibarla olayda hukuka uygunluk nedeninin gerçekleşmediği ve TCK’nın 26. maddesinin uygulanma koşullarının olmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, somut olayda azilnamenin tebliğ edildiği 01.08.2005 tarihinden bir buçuk ay kadar sonra 15.09.2005 günü önceki müvekkili A.İnş. Tur. Nak. San. Ltd. Şti’ne borçlu olan H.. Ö..’den icra takibindeki borca mahsuben 4000 Euro para alma eyleminin nitelendirilmesi bakımından, öncelikle sanığın, azil sonrasında borçluyu arayıp parayı ödemesi hususunda istekte bulunup bulunmadığının ve bu aşamada vekâlet görevinin sona erdiğini bildirip bildirmediğinin H.. Ö.. yeniden dinlenilmek suretiyle açıklığa kavuşturulması, şayet böyle bir istekte bulunmuşsa; eyleminin TCK’nın 158/1-i maddesinde yazılı nitelikli dolandırıcılık suçunu, aksi takdirde ise kendisini halen alacaklı vekili zanneden borçludaki mevcut yanılgıdan yararlanmak suretiyle ödenen parayı teslim amacına aykırı biçimde uhdesinde tutması karşısında, TCK’nın 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturabileceği düşünülmeden ve ayrıca TCK’nın 168. maddesinde öngörülen etkinlik pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı araştırılıp, belirecek suç vasfına göre gereğinde CMK’nın 158/6. maddesi de dahil tüm bu hususlar tartışılmadan eksik inceleme ve hatalı nitelendirme ile karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık M.. A..’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak, sürdürülüp karşı temyiz olmadığından CMUK’nın 326. maddesi gözetilerek sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.