Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/1111 E. 2014/3598 K. 01.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1111
KARAR NO : 2014/3598
KARAR TARİHİ : 01.04.2014

Tebliğname No : 4 – 2010/323733
MAHKEMESİ : İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/02/2010
NUMARASI : 2005/1015 Esas, 2010/88 Karar
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın olay tarihinde alkollü bir şekilde sevk ettiği araçla yaptığı tek taraflı trafik kazası neticesinde tedavi amacıyla getirildiği hastanede, alkol muayenesi yapılmak istenirken, kamu görevlilerine direndiği ve hakaret ettiği iddiasıyla yapılan yargılamada; kaza neticesinde ağzında ve vücudunun farklı yerlerinde kanama olduğunu, tedavisi yapılmadan alkolmetreye üflemesinin istendiğine dair savunması ve tanık S.. Ş..’in bu husustaki beyanı karşısında; alkol etkisinde araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürme suçundan yargılandığı İskenderun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/560 Esas ve 2006/158 Karar sayılı dosyasından adli raporu da getirtilerek, görevi yaptırmamak için direnme suçundan TCK’nın 29, hakaret suçundan ise aynı Kanunun 129. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Sanığın direnme fiilini birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği kabul edilmesine rağmen, TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.