Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/3375 E. 2014/9498 K. 02.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3375
KARAR NO : 2014/9498
KARAR TARİHİ : 02.10.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/58190
MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/06/2010
NUMARASI : 2009/1375 Esas, 2010/830 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya içerisinde bulunan 19/10/2005 tarihli, suç eşyasının teslim edildiğine dair tutanak ile aynı tarihli Telefonla Görüşme, Tebliğ ve Tebellüğ Tutanağında ismi bulunan polis memurlarının usulünce dinlenilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle suçu işlemesine rağmen, sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sanığın tevil yollu ikrarı lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek TCK’nın 62. maddesi gereğince cezasından indirim yapılmasına, yine diğer şahsi haller gerekçe gösterilmek suretiyle sanığa verilen kısa süreli hapis cezası TCK’nın 50/1-a maddesinde yer alan adli para cezasına çevrilmesine rağmen, maddi zarar kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşulların da bulunması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan, CMK’nın
231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun “Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları, yargılama aşamasında edinilen izlenimlere göre ileride bu kabil bir suç işlemeyeceği konusunda hakimliğimize kanaat hasıl olmadığı” şeklindeki gerekçeyle uygulanmayarak çelişkili hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.