YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1969
KARAR NO : 2014/5965
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
Tebliğname No : 4 – 2010/231602
MAHKEMESİ : Sakarya Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/04/2010
NUMARASI : 2009/344 Esas, 2010/135 Karar
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay günü getirdiği siparişleri teslim etmek üzere İl Emniyet Müdürlüğü hizmet binasına gelen suça sürüklenen çocuğun, içeriye girerken duyarlı kapıdan geçmesini isteyen görevli polis memuru mağdur H.. K..’ı itekleyerek atılı direnme suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılamada, herhangi bir yaralanması bulunmayan müştekinin beyanında ve olay tutanağında bir tehdit eyleminden bahsedilmediği gibi tanık olarak dinlenen kamu görevlisinin ifadesinde cebir veya tehdide yönelik bir anlatım da bulunmadığı, bununla birlikte suça sürüklenen çocuğun inkara yönelik savunması da gözetilerek müştekin beyanına neden itibar edildiğinin usulünce açıklanmasından ve hangi görevin yapılmasını ne şekilde engellediği hususunun denetime olanak verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde tartışılmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde yetersiz gerekçelerle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılarak rapor alınması, sosyal inceleme yaptırılmaması halinde ise gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası bulunmayan suça sürüklenen çocuğun, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken; objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, ” Çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının zorunlu da olsa seçenek yaptırımlara çevrilmiş olması nedeniyle ” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.