Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/3608 E. 2014/9462 K. 02.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3608
KARAR NO : 2014/9462
KARAR TARİHİ : 02.10.2014

Tebliğname No : 5 – 2012/232810
MAHKEMESİ : Muradiye Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/04/2012
NUMARASI : 2010/767 Esas, 2012/52 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanmak

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın görevinin kapsamı ve eyleminin müdürü olduğu okulda görev yapan öğretmenlerin okula gelmemelerine rağmen haklarında gerekli işlemleri yapmamaktan ibaret bulunması karşısında tebliğnamedeki eleştiriye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayın oluş şekli ve süresi, meydana gelen zararın ağırlığı göz önüne alınarak temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde takdirde hataya düşülerek sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini,
Sanığın sabıkasındaki ilamın silinme koşulunun oluşması karşısında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK’nın 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin ve olayda maddi zararın bulunduğunun kabulü mümkün olmadığı halde sanığın sabıkalı oluşu şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Suçun 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.