YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4936
KARAR NO : 2014/9499
KARAR TARİHİ : 02.10.2014
Tebliğname No : 4 – 2011/109525
MAHKEMESİ : Mihalıççık Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/11/2010
NUMARASI : 2010/54 Esas, 2010/129 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mihalıççık Özel İdare Müdür vekili olarak görev yapan sanığın, Nallıhan İcra Müdürlüğü tarafından S.. B.. isimli borçlu hakkında maaşın ¼ ü oranındaki kesinti yapılmasının istenmesine rağmen, yasal kesinti miktarının üzerinde kesinti yaptığı ve kesilen miktarları gecikmeli olarak İcra Müdürlüğüne göndermesinden dolayı müştekinin zarara uğramasına neden olmak biçiminde gerçekleştiği iddia olunan eylemin TCK’nın 257/1. maddesindeki görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin kanıtları takdir ve suç niteliğini tayin görevinin iddianame tarihi de gözetildiğinde üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükme varılması,
Kabule göre de;
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı eylemi birden fazla kez işleyen sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmaması,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle suçu işlemesine rağmen, sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden mahkemesine ihbarda bulunulmaması,
Kanuna aykırı, sanığın ve O yer C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.